Yazı Rehberi: Kitapları Yazar Gözüyle Okumak!

Yazı Rehberi: Kitapları Yazar Gözüyle Okumak!

Merhaba! Yazarlara Tavsiyeler serisinde ikinci bölüme geldik! Biliyorsunuz ki yazarlar için kitaplar en büyük enerji kaynağıdır. Peki biz bir yazar olarak okuduklarımızdan nasıl daha çok faydalanabiliriz? İlk yapmanız gereken okuyucu koltuğundan kalkıp bir yazar gözüyle okumaya başlamak olmalı! Hadi gelin, yazar gözüyle okumak nasıl bir şeymiş beraber göz atalım!

Yazar Gözüyle Okumak!
Yazı Rehberi için hazırladığım bir görsel.

Yazar gözüyle okumaktan bahsetmeden önce biraz okumak ve yazmak arasındaki ilişkiyi incelememiz gerek!

Bir Madalyonun İki Yüzü: Okumak ve Yazmak!

Okumak tüketmek, yazmak ise üretmektir. Bu yüzden okumak ve yazmak arasında yin ile yang gibi birbirini tamamlayan bir ilişki vardır. Okuma becerilerimiz geliştikçe yazma becerilerimiz de gelişir. Bu yüzden her yazar okumanın önemine vurgu yapar.

Çok kitap okuyan herkes iyi birer yazar olur mu?

Gerek okuma ve yazma arasındaki ilişki gerekse yazarların okuma konusundaki tavsiyeleri eminim aklınızda bu sorunun belirmesine neden olmuştur. Evet, iyi yazmak için bol bol okumalıyız. Ama o zaman bütün kitap kurtlarının birer yazar olması gerekmez miydi? Evet, her kitap kurdunun içinde bir yazar potansiyeli vardır ama bu hepsinin birer yazar olacağı anlamına gelmez! Yukarıda da belirttiğim gibi okumak bir tüketim, yazmak ise üretimdir. Her okur, beslendiği yazıları bir gün başka insanların besleneceği yazılar haline getirmeyi düşünmez. Bu nedenle de okuduklarını bu gözle incelemez ve yazma becerisini geliştirecek detayları göremez.

Bir tek kitap yazmak için yarım kitaplık okuyunuz.

Samuel Johnson

Okurlar okudukları metinlerin bir yazma sürecinden geçtiğini nasıl unutuyor ise yazarlar da yazdıkların metinlerin okunmak için yazıldığını unutur.

“Yazılar, okunmak için yazılır.”

Yazdığınız şey ister yayımlanacak bir roman olsun, isterse kimsenin varlığından bile haberdar olmadığı günlüğünüzden bir sayfa olsun. Romanınızı ulaşabileceğiniz herkesin, günlüğünüzü ise bir gün dönüp geçmişe bakmak isteyen kendinizin okumasını istersiniz. Bir okuyucunun seveceği metinler yazmak için sadece iyi bir yazar olmanız yetmez. Sizin de okurken keyif alacağınız şeyler yazmanız gerekir.

Biz bir yazıyı neden severiz?

Şimdi aklınızdan bu sorunun geçtiğinin tahmin edebiliyorum! Aklınıza hemen bir cevap gelmiyorsa hiç endişelenmeyin. Çünkü bu sorunun tek bir cevabı yok! Bir metni okurken keyif almamıza neden olan binlerce faktör vardır. İşte yazar gözüyle okumak burada devreye girer. Bir metni okurken yazma becerilerimizi geliştirmek istiyorsak bu nedenleri iyi inceleyebilmemiz gerekir. Aksi takdirde okumak, yazmaya düşündüğümüz kadar etki etmeyebilir!

Peki bu durumda bir yazar adayı ne yapmalı?

Yazar Gözüyle Okumak!

Tren bir kitap, makinist bir yazar, yolcu ise okuyucudur. Bizim bir yazar olarak yapmamız gereken sadece bir yolcu olmamak! Bizim yapmamız gereken trene bir yolcu olarak binerken bile bir makinist olmaya çalışmak!

Yolu değil, makinisti seyredin!

Bir yazar kendine bir dünya kurar ve karakterlerini bu dünyada oynatmaya başlar. İyi bir kitabı okurken karakterlerin birer karakter olduğunun farkına varmayız. Hatta bu dünyanın bir kurmaca olduğunu da unuturuz! Ama yazarlar yazma süreci boyunca attıkları her adımı düşünerek atarlar. Bu adımları, diğer bir değişle makinisti seyredebilmemiz için kitabı kendi içinde parçalamamız gerek. Korkmayın! Bahsettiğim şey kitabın sayfalarını yırtmak değil tabii ki.

Kitabın bileşenlerini ayırmak ve detaylı olarak incelemek.

Bir kitabın bileşenleri nelerdir bir göz atalım: Konu, kurgu, karakterler, dil, mekan, zaman, karakterler arasındaki ilişkiler, karakter gelişimleri. Bu liste sizin incelemek istediklerinize göre değişir. Gelin, birkaç örneğe göz atalım!

Okurken bir yazar olarak kendinize bu soruları sorun:

  • Yazar bu kitabı neden yazmış olabilir?

Aklınıza gelen ilk soru eminim bu değildir. Fakat yazar olun ya da olmayın, her okuyucu okuduğu kitaba bu soruyu sormalıdır. Bu sorunun cevabı yazarın bize vermeye çalıştığı mesajı da gösterir. Mesela yazar bizi gerçek dünyadan koparıp hayallere daldırmak isteyebilir. Ya da bize açlığı, fakirliği hissettirip farkındalığımızı arttırmaya çalışır. Bu sorunun cevabı üzerine düşünürken siz aynı zamanda kendi okuyucunuza vermek istediğiniz mesajı da bulabilirsiniz!

  • Bu konu aklına nereden gelmiş?

Bir önceki soru gibi bu sorunun da cevabını yazarına sormadan bilmemiz neredeyse imkânsız. Ama tahmin yürütürken gerçeğe çok yakın bir cevap bulabiliriz! Bulamasak da sorun değil. Belki de kendimize yazacak yeni konular buluruz!

başlık

  • Okuduğum karakterleri sevdim mi? Sevdiysem neden sevdim?
Yazar Gözüyle Okumak!

Şimdiye kadar okuduğunuz kitaplardaki karakterleri düşünün. Hangi karakterleri neden sevdiniz? Bu soruya birden fazla cevap verebilirseniz siz de okuyucuların sevebileceği karakterler yazabilirsiniz.  Unutmayın, bir karakterin sevilmesi için mükemmel olmasına gerek yok. Bize gerçek olduğunu hissettirmesi yeterli! Hatta onu gerçek kılan kusurlarıyla daha da çok severiz. Neden mi? Çünkü kendimizi karaktere daha yakın hissederiz!

  • Bu kitabı neden sevdim? 

Bu soru belki de sormamız gereken en önemli sorulardan biri olabilir! Diyelim ki altı yüz sayfalık bir kitabı yeni bitirdiniz. Kitabı bitirip rafa kaldırmadan önce kendinize birkaç soru sorun!

  1. Bu kitap sizde ne hisler uyandırdı?
  2. Kitabı okumak zor muydu?
  3. Kitap sürükleyici miydi?
  4. Hikayesi ilginizi çekti mi yoksa konusunu sıradan mı buldunuz?
  5. Yazarın kalemi hoşunuza gitti mi? Dili akıcı mıydı?
  6. Eğer sevdiyseniz kitabı sevmenizi sağlayan faktör neydi?

Bu soruların üzerine detaylıca düşünün. Bu sorulara verdiğiniz cevaplar okuduğunuz kitabı neden sevdiğinizi anlamanıza yardımcı olur. Eğer siz de iyi bir kitap yazmak, okuyucularınız tarafından sevilmek istiyorsanız sizin kitabınız da insanların “Bu kitabı neden sevdim?” sorusuna birden fazla cevap verebilmeli! Kitabınızı herkese sevdiremezsiniz. Yazılarınız ne kadar iyi olursa olsun, herkesin zevki birbirinden farklıdır. Bu yüzden amacınız hiçbir zaman “herkesin” seveceği bir kitap yazmak olmamalı. Bunun yerine kendinizin seveceği bir kitap yazın. Eğer siz seveceğiniz bir kitap yazarsanız mutlaka kitabınızı sevecek okuyucular da bulursunuz. 

O zaman artık bir kitabı okurken nelere dikkat etmemiz gerektiğini biliyoruz! Eminim bundan sonra okuduğunuz kitaplara farklı bir gözle bakacaksınız. Yazmayla geçireceğimiz minik bir aranın sonrasında yeni yazıyla görüşmek üzere! Bir yazar adayı olarak kendimi geliştirirken öğrendiğim tavsiyeleri paylaştığım yazı blogum Yazı Rehberi’ne buradan ulaşabilirsiniz!

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

Kitapların kahramana dönüştüğü yer.
İnternet sitesi http://bibliyoraf.com
Yazı oluşturuldu 268

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.