Leigh Bardugo’nun Grisha Serisini Gerçekten De Okumalı Mıyız?

Leigh Bardugo’nun Grisha Serisini Gerçekten De Okumalı Mıyız?

grisha serisini gerçekten okumalı mıyız?

Eminim ki bir çoğunuz Shadow & Bone’un ufukta görünmesiyle uzun zaman önce okuduğunuz bu seriyi tekrar okumak için raftan çıkardınız. Kitabı henüz okumayanlar ise seriyi ilk fırsatta alıp okumak için alışveriş sepetlerine ekledi. Seriden hiç haz etmeyen -tabii ki Nikolai hariç, hiçbirimiz o kadar kalpsiz değiliz- zümre ise aynı sıkıntıyı bir daha yaşamak için kendilerini mental olarak hazırlamaya başladı. İşte okumakta olduğunuz bu yazı Shadow & Bone’un yaklaşmasıyla iyi ya da kötü herhangi bir hazırlık içerisine giren okuyucularımız için hazırladığımız yazılardan ilki. Yazının başlığının kendisini gayet iyi anlattığını umuyor ve maruzatımı dillendirmeye başlıyorum.

Grisha Tam Olarak Neydi? Grisha Serisini Gerçekten Okumalı Mıyız?

Kitabı okumasak bile Grishaverse kavramına hepimiz az çok hakimiz. Hatta Grisha ve Darkling gibi kelimelere bile kulak aşinalığımız var. Fakat bu kavramlarla ilgili hiçbir fikri olmayan okuyucularımız için küçük bir açıklama yapmak gerekirse: Seriye adını veren Grishalar, çeşitli güçlere sahip bir tür “cadı”. Kendileri; rüzgar, dalga, insan vücudu gibi unsurları manipüle edebiliyor. Zaten elinize alacağınız herhangi bir Grishaverse romanında göreceğiniz ilk şey de Grisha güçlerinin sınıflandırması olur.

Konumuza dönecek olursak, her ne kadar serinin konusuna ya da karakterlerine kulak aşinalığınız da olsa, kitabı okumaya başlarken bundan çok daha fazlasına sahip olmanız gerekiyor. Gölge ve Kemik, hem yedi kitaplık koca bir serinin hem de yazarın ilk kitabı. Yıllarca sürecek fantastik bir serinin başlangıcından ne beklersiniz? Size o dünyayı güzelce anlatmasını değil mi? Fakat bu kitapta yazar tam tersini yapıyor ve okuyucunun hazırlıklı gelmesini istiyor. Bardugo; Ravka’yı ya da Grishalar’ı anlatmadığı gibi, okuyucunun daha kendisinin bile bilmediği detayları bilmesini istiyor.

Grisha Üçlemesini, hatta bütün seriyi okuyan birine “Bana Grishaları ve güçlerini anlatır mısın?” dendiğinde söz konusu kişinin vereceği cevap, romanların sınıflandırma sayfasındaki bilgilerle kısıtlı. Şu an için Grisha Üçlemesi ve Grishaverse ile ilgili yazara yöneltmek istediğiniz bütün soruların cevabı şu: Var dedim oldu.

Betimleme Nedir, Nasıl Yapılmaz??

Eğer kuvvetli bir hayal gücünüz yoksa, okuduğunuz şeyleri gözünüzün önüne getirmekten zorlanıyorsanız, sizin için çok üzücü bir haberim var: Kitapta neredeyse hiç betimleme yok, olan betimlemeler de Alina’nın güzel saçlarını, Genya’nın paha biçilmez güzelliğini falan anlatıyor. İnanın bana bu detaylar kitabı okurken müthiş işinize yarayacak. Ravka’yı ve kitabın dünyasını anlamanıza bundan başka ne olanak sağlayabilir ki?

Karanlıklar Efendisi Vadedildiği Kadar Güçlü Mü?

Grisha Serisini Gerçekten Okumalı Mıyız?
çizim:  RinaMintaArt

Darkling. Karanlıklar Efendisi. İkinci Ordu’nun lideri. Yazar bulabildiği her fırsatta kendisinin ne kadar güçlü olduğundan, bütün Grishalar’ın onun gücünden ve yapabileceklerinden korktuğu için ona koşulsuz itaat ettiklerinden bahsediyor. Lakin kendisini çoğunlukla küçük kara bulutlar yaparken görüyoruz. Uu çok korkutucu…

Şaka bir yana, kendisi seride öyle bir anlatılmış ki sanarsınız Tanrı’nın ta kendisi. -pun intended- Üçleme boyunca bir sürü Grisha’yla tanışıyoruz, hepsi de göklere çıkartılıyor ama söz konusu küçük kara bulutlar olunca hepsi kaçacak yer arıyor. Ben Gölge ve Kemik’i okumaya başladığımda Karanlıklar Efendisi konusunda o kadar büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım ki, anlatamam. Neredeyse seriyi okuyan herkes karakteri ve gücünü överken kitapta bu gücün zerresini görememiş olmak çok üzücü.

Klişecilik, Göz Önünde “Saklanan” Gerçekler ve Basit Diyaloglar

Spoiler vermemek adına detay veremiyor olsam da Grisha Üçlemesi koca bir klişe. Okumaktan keyif aldığımız, eğlenceli klişelerden değil ama. Ara ara pembe dizi tadı veren klişelerden. Bu sebeple de okur kitabı okurken hikayenin on adım ötesini rahatlıkla görebiliyor, ee bu da okuyucunun tadının kaçmasına sebep oluyor. Sonunu bileceğim ve okurken hiç şaşırmayacağım bir kitap okumak istesem gider Ali Baba ve Kırk Haramiler falan okurum…

Grisha Üçlemesi’ni bütün reading slump ve benzeri yazılarda/listelerde görmenizin sebebi; kitabın harikulade bir kitap olması değil, dümdüz bir kitap olması. Bakın bu durumu şöyle açıklayayım; üç kitaplık koca bir seriyi bir arkadaşım, bütün detaylarıyla -burası önemli- bana on beş dakikada anlattı. Seriyi geçtim bence hiçbir kitap bütün detaylarıyla on beş dakika da anlatılmamalı. Şaka gibi…

Bunun dışında seri, yazım stili ve diyalog bakımından çok zayıf. Cümleler fazlasıyla düz ve kitapta neredeyse hiç betimleme yok. Yani insan küçük bir kelime oyunu minik bir foreshadowing falan yapar ama o da yok. Serideki en afili cümle “I am became blade.”

Herkes Alina’nın Peşinde Koşuyor Çünkü O En Harika

Grisha Serisini Gerçekten Okumalı Mıyız?
çizim: damar97

Seriyi okurken en sık aklınızdan geçecek cümle sanırım “Alina bu kadar yanlış seçimler yapmayı ne zaman bırakacak?”, cevabı ise çok basit: Asla. İstisnasız her kitapta olabilecek en kusurlu plan, en yanlış seçim neyse gidip onu seçiyor. İşin olumlu tarafından bakmak gerekirse bu da bir yetenek sonuçta. Ne demişler, sınavdan sıfır alabilmek için bütün soruların cevaplarını bilmen gerekir…

Alina Starkov, şu zamana kadar yazılmış en sıkıcı, en yavan ve en ilham kaçıran karakterlerden biri olabilir. Kendisine karakter demeye bile bin şahit ister, yazar bildiğiniz güzel -ama akıllı (!)- kız tiplemesi yazmış. Alina, kendisiyle ilgili özel hiçbir şey olmadığını düşünse de, başkalarının gözünde en güzel, en güçlü, en çekici olan o. Herkes ona aşık, herkes onu istiyor. Peki dünyanın kaderi Alina’nın elindeyken o ne düşünüyor? Malyen’i ya da Karanlıklar Efendisi’ni nasıl memnun edeceğini! Ne güç ama… Aklı başında bir birey neden sadece erkekleri nasıl memnun edeceğini düşünen birini okumak istesin?

Serideki diğer karakterlerde aynı derecede sıkıcı, basmakalıp ve hayal gücünden yoksunlar. Tabii ki üzümlü kekimiz Nikolai hariç. <3

Genel, Hayal Gücünden Yoksun Ve Gerçekçi Değil

Grisha Serisini Gerçekten Okumalı Mıyız?
çizim:  VanePyroRocker

Grisha Üçlemesi’ndeki mekanlar, karakter adları ve buna benzer detayların hepsi Rus kültüründen ilham alınarak oluşturulmuş. Bu kültüre dair pek bir şey bilmiyorsanız serideki çeşitli hatalar gözünüze batmayabilir fakat eğer Rus kültürüne hakimseniz kitabı okurken kafanızı duvarlara vurma ihtimaliniz oldukça yüksek. Yazar kitabına yazdığı şeyleri Google’dan bile araştırmamış. Rusçada soy isimlerinin sonuna kişinin cinsiyetine göre gelen ekler vardır. Mesela ünlü tenis oyuncusu Maria Sharapova ve babası Yuri Sharapov‘u düşünün. Bu bağlamda Alina’nın soyadı Starkov değil, Starkova olmalıyıdı. Yine aynı şekilde Ilya Morozova da Ilya Morozov şeklinde düzeltilmeli.

İsimlerin dışında Grishaverse, Rusça’dan türetilmiş kavramlarla dolu. Mesela Grisha kelimesi Rusça bir isim olan Grigori’nın kısaltılmış hali. Bardugo bu ismi “tetikte olmak” anlamına geldiği için seçmiş ama Grisha yerine Mükerrem dese de olurmuş o zaman. O da “onurlandıran” demek. Aynı mantık. Söyelemek istediğim şey Üçleme, Rus kültürü hakkında bilgili sahibi olan okurlar için oldukça gücendirici.

Görünen o ki Bardugo, Rusya ve Rus kültürü hakkında araştırma yapmadığı gibi yazdığı diğer şeyler hakkında da araştırma yapmamış. Serideki savaş sahneleri öylesine genel, öylesine yavan yazılmıştı ki; okuyucuyu heyecanlandırması gereken, adrenalimizi yükseltmesi gereken bu sahneleri okumak oldukça sıkıcıydı. Savaş sahnelerini okurken ister istemez “Bitse de gitsek.” moduna giriyorsunuz.

Toparlamak gerekirse; Leigh Bardugo tarafından yazılan Grisha Üçlemesi, on üç yaşındayken yazdığınız ve oldukça iyi olduğunu düşündüğünüz kitaplardan biri. Benim kıstaslarımda bu kitap henüz yayımlanmaya hazır değil, sadece ilk taslak. Daha üzerinde çalışılması, cilalanması ve pürüzsüzleştirilmesi gerekiyor.

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

Grisha Serisini Gerçekten Okumalı Mıyız? Ama fakat lakin. Sabah kalktım. Grisha Serisini Gerçekten Okumalı Mıyız?

Bugün yine çok geç kaldım. Grisha Serisini Gerçekten Okumalı Mıyız?

Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Ancak ve ancak. Lakin mademki. Ve veya ya da çünkü. Bugün okul yok. Bir şeyler bulmam lazım. Derdim tasam çok. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Ancak ve ancak. Lakin mademki. Ve veya ya da çünkü. Bugün okul yok. Bir şeyler bulmam lazım. Derdim tasam çok. Ancak ve ancak. Lakin. Çünkü. Veya. Ya da. Ve ama fakat.

Babasının çizgi romanlarıyla büyüyen Selin, distopik ve fantastik dünyaların bir numaralı fanı. Sitede çıkan yazıların altında gömülmediği zamanlarda her tarafa nazar boncuğu emojisi koyuyor.
Yazı oluşturuldu 51

Leigh Bardugo’nun Grisha Serisini Gerçekten De Okumalı Mıyız?” üzerine 5 görüş

  1. Supersinnn bende acaba böyle düşünen bir ben miyim deyip duruyordum miller kara lord u göklere çıkarmış o kadar mükemmel olsa alına gibi yeteneksize değer vermezdi😊😊
    Nikolai tek geçerim en işe yarar karakter oydu kargalar meclisini daha çok sevdiğimi soylemeliyim oda kaz ve inek arasindaki uyumdan dolayı okumadiysan bı bak bence bu seriden kat ve kat güzel en azından ayrıca 2.kitabinda nikolai var😊😊

  2. Kan ve Külden yorumundan geliyorum. Hem o kitabı hem de Grisha’yı okurken içimden geçirip dışıma vuramadığım ne varsa hepsini yazmışsın helal olsun. Lütfen en yakın arkadaşım ol ve bu kitapları oturup karşılıklı gömelim. Bundan sonra bu sitedeki en büyük takipçin benim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.