A’dan Z’ye Bir Kitap İncelemesi: Teftiş

A’dan Z’ye Bir Kitap İncelemesi: Teftiş

Josh Malerman, Kafes (orijinal adıyla Bird Box) kitabı ile yakaladığı başarıdan sonra ülkemizde ilgiyle takip edilen bir yazar oldu. Bu yüzden de yazarın 2019 yılında çıkan son kitabı Teftiş’in (orijinal adıyla Inspection) aynı yıl içerisinde Aslı Dağlı çevirisiyle Türk okurlarla buluşmasına şaşmamak gerek. İthaki Yayınları tarafından yayımlanan Teftiş, hem dünya çapında hem de ülkemizde karışık yorumlar aldı.

Teftiş: A'dan Z'ye Bir Kitap İncelemesi

Bir kule düşünün. Dünyanın geri kalanından izole, içinde bir alfabedeki harf sayısı kadar oğlan yaşıyor. İsimleri A, B, C… Z.

Gerçek anlamda ağaç kovuğunda yetişip dünyaya geldiklerini sanıyorlar. Bir B.A.B.A.’ları, sürekli okudukları tek bir yazar ve de öğretmenleri var. Hepsi erkek. Neden olmasın? Zira, Alfabe Oğlanları korkunç bir deneyin birer parçası olarak dünyayı yaşadıkları kuleden ibaret sanıyorlar ve dişi cinsin varlığından ise haberleri bile yok.

Teftiş, konu itibariyle epey korkunç olsa da daha ince işlenmesi halinde efsane bir distopik roman olabilirmiş. Ancak, kitaptaki bazı şeyler maalesef ki kurgu için feda edilmiş. Örneğin; yazarın, belli ki biraz kendisinin de inandığı “Karşı cins dehanın dikkatini dağıtır.düsturundan, -zira kitapta tasvir edilen çocuklar yaşlarının çok ötesinde bir kavrayışa sahip, zeki ve becerikli, adeta küçük birer filozof, bilim insanı, mühendis olarak karşımıza çıkıyor-Kadınlar dikkat dağıtmaz, kadınlar ilham verir.” noktasına varması çok alelacele ve karmaşık bir şekilde olmuş. Bu düşünce akışını bize sağlayan kişi de Alfabe Oğlanları’na düzenli olarak kitap yazma ve bu deneyin bir parçası olma işini yüklü bir miktar para karşılığında kabul etmiş olan yazar Warren Bratt ya da oğlanların bildiği isimle Lawrence Luxley. Açıkçası Warren Bratt’in histerik vicdan muhasebelerini okumaktan yer yer çok sıkıldım, ancak gel gelelim kitapla ilgili asıl şikayetim bu değil.

Teftiş: A'dan Z'ye Bir Kitap İncelemesi

başlık teftiş

Onlara öğretilen bir din algısı dahi yokken, içgüdüsel olarak bir yaratıcı kurgulamaya yaklaşacak kadar soyut düşünme yetileri gelişmiş zihinlere sahip, yaşadıkları her duyguyu kendi içlerinde çözümleme yetenekleri müthiş keskin olan bu çocukların, en temel içgüdülerinden biri olan cinselliği bir türlü kavrayamamalarının anlatımı biraz sığ kalmıştı. Kitabın temellendirildiği fikir buyken, bundan üstünkörü ve üstü kapalı bahsedilip geçilmesi açıkçası pek hoşuma gitmedi. İnsanın cinselliği keşfetmeye başladığı ergenlik çağındaki çocukların bu keşif döneminden “ne olduğunu anlamayacaklar, bunu onlara farklı bir şey olarak yutturabiliriz” şeklinde bahsediliyor. Yani, az önce çocuğun birinin kendi kendine Tanrı fikrini bulduğu ve kendisini bir nevi peygamber ilan edip etmeyeceği ihtimali üzerine konuşuluyordu ya hani?

Tüm bunların yanı sıra, kitapla ilgili en rahatsız olduğum şey aslında şu: Cinselliğin sadece karşı cinse duyulan bir his olduğunun baskın düşüncesi kitap boyunca sürdürülüyor. Yirmi altı oğlanın her birinin sadece karşı cinse ilgi duyan (ya da duyacak olan, tabii dişi cinsin varlığından haberleri olursa) bireyler olması muhtemel, ama olmaması da muhtemel. Doğrusu yazarın bu konudaki bakışı hakkında hiçbir fikrim yok, ancak homoseksüelliğin de hikayeye dahil edilebileceğini ve -gerçek hayatta olduğu gibi- kurguya çeşitlilik, derinlik ve farklı bir bakış açısı katabileceğini düşünmekten kendimi alıkoyamadım.

başlık teftiş

Teftiş: A'dan Z'ye Bir Kitap İncelemesi

Elbette kitabı bütünü bütününe sevmedim diyemem, aksine bana çok fazla şey düşündürdüğü için okuduğuma çok memnunum. Karşı cinsin varlığından haberdar olmadığım bir dünya nasıl olurdu diye uzun uzun düşündüm. Etik, vicdan, insan psikolojisi, insan zihninin gelişimi gibi konularda bol bol düşünecek şeyler bırakıyor kitap geride. Yani basit bir macera romanı diyemeyiz, yine de yazarın pek çok konuyu üzeri kapalı ve alelacele geçiştirmesi kitaptan alacağımız verimi de bir miktar düşürmüş maalesef. Çok katmanlı, çok felsefi, çok dolu bir roman olabilecekken tüm bunların aksiyona kurban edilmesi ile kitabın hak ettiği potansiyele ulaşamadığını düşünüyorum. Ama bir ekran uyarlaması gelirse seyri epey keyifli olur diye de düşünmüyor değilim. Mutlaka okunmalı ya da vakit kaybı zıt kutuplarında değil de, karşınıza çıktığında bir şans verebileceğiniz bir roman kategorisinde benim için.

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

başlık

Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Ancak ve ancak. Ama fakat lakin. Ve veya çünkü yalnız. Ya da mademki öyle ki.

Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Ancak ve ancak. Ama fakat lakin. Ve veya çünkü yalnız. Ya da mademki öyle ki.

Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Ancak ve ancak. Ama fakat lakin. Ve veya çünkü yalnız. Ya da mademki öyle ki. Sabah kalktım. Dışarı çıktım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Öğretmen kızdı. Derste uyuya kalmışım. Ancak ve ancak. Ama fakat lakin. Ve veya çünkü yalnız. Ya da mademki öyle ki.

Yazı oluşturuldu 19

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.