Sembolist Mezbahacılık: Şikago Mezbahaları

Sembolist Mezbahacılık: Şikago Mezbahaları

şikago mezbahaları

Upton Sinclair tarafından yazılan Şikago Mezbahaları, 1943 yılında Pulitzer Kurgu Ödülü almasının yanı sıra yazarın da en çok öne çıkan eseridir. Yazar Şikago Mezbahaları için şöyle diyor: “Ben okurun kalbini hedef almıştım ancak yanlışlıkla midelerinden vurdum.” Roman okuyucular tarafından belirlenen yirminci yüzyılın okunması gereken eserleri listesinde yerini alıyor.

Et yeme konusunda seçici bir insan olarak Şikago Mezbahaları’nı okumak benim için zor bir karar oldu. Çünkü çekincelerim vardı, ya eser hayvan kesimini detaylı işlerse ve ya ben kendimi daha da soyutlarsam? Ancak yine de beni esere çeken en önemli unsur ele aldığı konuydu.

Şikago Mezbahaları Litvanya’da yaşayan fakir bir ailenin, denk geldikleri bir iş ilanı sebebiyle kurulu düzenlerini bırakarak Şikago’ya göç etmesini anlatıyor.

Acımasız Şikago Şikago Mezbahaları

Ana karakterimiz Jurgis, sevdiği kadın Ona ile evlenmek istiyor ve bir yuva kurmak içinde iyi gelirli bir işe ihtiyaç duyuyor. Söylenenlere göre Şikago, halkına iş imkânı sağlıyor ve bunu duyan Jurgis de iş bularak zengin olacağı hayaline kapılıyor. Aile göç ettikleri ilk günden itibaren iş aramaya başlıyor ve ev bulmak için arayışa giriyor. Ama bu şehrin, alışkın oldukları düzen ve kurallardan çok başka olduğunu fark edip alışkın oldukları dürüst ticaret ve davranışlara karşı Şikago’nun ne kadar acımasız ve dolandırıcı olduğunu anlıyorlar. Tarihin tekerrür ettiğini, işsizliği, işçilerin zorlu yaşam koşullarını ve işveren için çalışanın canının hiçbir öneminin olmadığını Şikago Mezbahaları’nda net bir şekilde görüyoruz.

Jurgis’in diğer aile bireylerine nazaran bir tık daha fazla sorumluluğu var ve bu sorumluluğun beraberinde büyük bir ağırlık da getiriyor. Normal şartlarda herkesin burun kıvırdığı hayvan mezbahacılığı herkesin harcı değil. Kokusu ağır, şahit olduğunuz katliamı unutmak imkânsız. Ne kadar şevkle çalışırsanız çalışın elinizden bir bıçağın kaymasına bakar işten atılmanız.

Jurgis köklü bir et zinciri şirketinde çalışıyor ancak bu işletmede türlü usulsüzlükler süregelmektedir. Örneğin fabrikaya gelen hayvanların kesim koşullarına uygun olup olmadığı sorgulanmaksızın kes, ayıkla ve paketle döngüsüyle hareket ediliyor. Nitekim yazarın et endüstrisini bu şekilde eleştirmesi hayli tepki toplamış ve beş yayınevi eseri yayınlamayı reddetmiştir. Kitabı okumadan önce birtakım çekincelerim olduğunu belirtmiştim, nitekim okurken korktuğum başıma geldi. Maalesef aşırı detaylı hayvan kesim işlemleri okumak zorunda kaldım Yazarın, yapılan işin psikolojik ve fiziki zorluklarını anlatmak adına bu yöntemi seçtiğini düşünsem de kendi adıma midem kaldırmadı ve okurken zorlandım.

Şikago Mezbahalarında Yaşam

Bana göre kitabın sonu biraz açık kalmış. Konusu gereği farklı dönemleri ele alsalar da aynı iş arayışı ve göç kavramlarını konu edindiği için bana John Steinbeck’in Gazap Üzümleri adlı eserini anımsattı. Spoiler vermemek adına açık açık anlatamasam da, iki eser arasında birçok benzerlik var. Jurgis’in yaşadığı kayıpları, çektiği sefaleti ve açlığı biraz daha içsel ve duygusal anlatmasını isterdim. Ayrıca Türkçe edisyonla ilgili de bir sıkıntı yaşadım ki o da kitap içerisinde geçen bazı yabancı kelimelerin Türkçesi dipnot olarak eklenmemesiydi.

Şikago Mezbahaları: Sembolist Mezbahacılık
Çizim: Robert Hunt

Üslubu sade olsa da karakterin başına sürekli bir olay gelmesi bir noktadan sonra okuyucuyu sıkmaya başlıyor. Jurgis’in sürekli inişli çıkışlı bir yaşam sürmesi ve henüz bir zorluğu atlatamadan bir yenisini yaşaması bir noktadan sonra artık ne yaşanacağına dair merakımı öldürmeye başladı. Konu her ne kadar dram ağırlıklı olsa da kaldırabileceği olay örgüsü bir yere kadar çekilebilir. Hele ki eserin dört yüz sayfa olduğunu göz önüne alırsak, kitap insana çok zorlama geliyor. Yazarın düşünce yapısını daha iyi benimsemek adına Petrol adlı eserini de okumayı düşünüyorum.

Haksızlıklara Karşı Hayatta Kalmak


Sürekli çalışmaya hazırladılar; insan elinden geleni yapıyorsa, en azından hayatta kalabilmesi gerekmez miydi?

Şikago Mezbahaları, Upton Sincliar


Aile trajedilerini ve dönemini yansıtan kurguları okumayı seviyorum. Upton Sinclair; Şikago Mezbahaları’nı yazarken kimliğini gizleyerek, tıpkı Jurgis gibi et mezbahalarının kan kokulu koridorlarında yürümüş, çalışanlar arasında tanıdığı kişilerden görüşler almış. Belki de gerçeklik hissiyatını iyi verdiği için Jurgis karakterini çok sevdim. Yaşadığı zorlu mücadele her ne olursa olsun (açlık, kaza, kayıp) hiçbir faktör onu sağlam duruşundan yıldırmadı. Fazla mesailerie yorucu ve tiksindirici bir işi yapıyor olsa da o, çalışıyor olmaktan hayli memnun çünkü onu asıl işsizlik kahrediyor. Jurgis, başkalarını mutlu etmek için yasadışı işler yapmaya bile gönüllü olacak biri. Ona’yla arasındaki sevginin de biraz daha detaylandırılmasını isterdim çünkü anlatımı bir duvar gibiydi. Sevmediğim karakterler de vardı elbette, mesela Ona’nın işveren hanımı ve Connor. Fırsatçı ve kapitalist düzenin baskıcı işverenleri olarak her ikisinden de nefret ettim.

Yoksulluk, Çaresizlik ve Sosyalizm

Para kazanmak için bir insanın nasıl çaresizce kendinden vazgeçtiğini Marija karakterinde gördüm. Evin geçimini sağlayan bir erkek olmayınca başvurabileceği tüm yolları denedi. Günümüz koşulları olsa para kazanmak adına daha dirayetli ve başka çözüm yolları olabileceğini savunabilirdim ama o dönemin koşulları belki de bunu gerektiriyordu.

Kapitalist düzenin üstesinden sosyalizm ile gelinebileceğini vurgulayan Şikago Mezbahaları’nda, kurgusal partiler ve siyasi görüşler karakterlere güzel aktarılmış. Bu durumu, yazarın kendisi gibi bir sosyalist olan Jurgis karakterinde çok net görebiliyoruz.

Yazarın vurgulamak istediği sistem eleştirisini, katı kuralcı işveren ve verilen emirler altında ezilen işçi sınıfı örneklemesini sevdim ama anlatmak istediklerini çok fazla olay yaratarak kaleme alması sıkıştırılmış izlenimi yaratıyor. Bu kadar olay zinciri kaleme alacaktıysa keşke eserini biraz daha uzun tutsaydı ya da olaylara hiç yer vermeseydi. Üst üste dramatize olaylar zinciri okumak bir noktadan sonra kitaptan kopmama sebep olduğu için kitabı tam anlamıyla sevemedim ama aile çöküşü, sınıfsal farkın doğurduğu ayrımlar ve sosyalizm gibi konular hakkında kitaplar okumayı sevenler bir şans verebilirler.

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

Şikago Mezbahaları

Şikago Mezbahaları

Kitapların kahramana dönüştüğü yer.
İnternet sitesi http://bibliyoraf.com
Yazı oluşturuldu 328

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.