Adam Silvera Yeni Kitabı The First to Die at the End'i Anlatıyor!

Adam Silvera Yeni Kitabı The First to Die at the End’i Anlatıyor!

Son zamanların sevilen ismi Adam Silvera’nın yeni kitabı geçtiğimiz aylarda raflardaki yerini aldı. Silvera’nın popüler romanı Ve Sonunda İkisi De Ölür’ün öncesini anlatan The First to Die at the End kuşkusuz 2022’nin en çok beklenen kitaplarından biriydi. Ekibimizden Tuğba Leyla Üstün1 de sizler için yazarın TIME ile yaptığı röportajı dilimize çevirdi. adam silvera

1: Bu metin Tuğba Leyla Üstün tarafından Bibliyoraf.com için çevrilmiştir. Çevirmenin ve Bibliyoraf’ın izni olmadan başka bir sitede kullanılamaz.

Editörün notu: Kitabın adı James Bond filmine benzemiyor mu?

Başlık adam silvera

Adam Silvera Yeni Kitabı The First to Die at the End'i Anlatıyor! | Bibliyoraf

Adam Silvera’nın yürek parçalayıcı genç yetişkin romanı, üyelerine 24 saat içinde öleceklerini haber veren Ölüm-Habercisi adındaki bir uygulama tarafından ölecekleri bildirilen Mateo ve Rufus adındaki iki genci konu alıyor. Hikâye, gençlerin kalan zamanlarının tadını sonuna kadar çıkarmaya çalıştıkları romantik ilişkilerini anlatıyor. Kitap ilk olarak 2017’de yayımlanmıştı ama daha sonra BookTok sayesinde 3 yıl sonra yeni bir sıçrama yaşayarak TikTok’un, kitapları popüler yapma konusunda ne kadar güçlü olabileceğini gösterdi. 2020’de dünya Covid-19 pandemisi nedeniyle kapanmalar yaşarken uygulamadaki kitapseverler Silvera’nın kitabını New York Times Çoksatanlar listesinin en üstüne yükseltti. Şimdiyse yazar, o ivmeyi kullanarak, 4 Ekim’de ilkinin öncesi niteliğindeki kitabı The First to Die at the End’i yayımladı.

32 yaşındaki Silvera, BookTok topluluğuna “borçlu” hissettiğini söylüyor. “Ölüm-Habercisi evrenine geri dönmemi sağladılar, ki bunu hep istiyordum.” The First to Die at the End, Ölüm-Habercisi’nin ilk kullanılmaya başlandığı günde geçiyor ve Times Meydanı’nda tanıştıkları ilk andan itibaren birbirine çekilen Orion Pagan ve Valentino Prince adındaki iki eşcinsel gencin romantik hikâyesini anlatıyor. İkili, ölüm tehlikesi peşlerinden kovalarken birlikte şehri keşfediyorlar. Yeni kitap, Ölüm-Habercisi konusunda daha derine iniyor. Uygulamanın hikâyesini, uygulamayı yaratan adamdan ve onun karısının ağzından öğreniyoruz. Silvera, bu kitabı, ilkini okumadan da okunabilecek şekilde yazdı ki okurlar hikâyenin öncesini anlatan kitapla başlayıp sonra ilk kitabı okuyabilsin. “Kitabın diğeriyle ilgili olmasını ama tamamen bağımlı olmamasını istiyordum.” diyor yazar “Bu kitapları okumanın bir sıralaması yok.”

Başlık adam silvera

Yazma kariyeri Barnes & Noble’da barista olarak çalışırken başlayan Silvera için gençlik aşk romanlarını keşfetmek kendi geçmişini irdelemesine yardım eden şeylerden biri. “Genç yetişkin türü kendi travmalarımla ilgilenmeme ve ergenlik yıllarımda yönelimimi açıklamış olsaydım nasıl bir hayatım olacağını düşünmeme neden oldu.” diyor Silvera. “Güney Bronx’ta büyüdüm. Eşcinselliğimi açıklamak güvenli hissettirmemişti. Kendime güvenememiştim. Şimdi ise eşcinsel olmayı seviyorum, hatta kendimle ilgili en sevdiğim şeylerden biri bu.”

Silvera TIME’a The First to Die at the End ve serinin üçüncü kitabıyla ilgili planlarını anlattı ve eğer şansı olsaydı Ölüm-Habercisi’ne adını yazdırır mıydı sorusuna cevap verdi.

TIME: Hikâyenin öncesini yazmaya ne zaman ve neden karar verdin?

Adam Silvera: Ölüm-Habercisi evrenini daima çok sevdim ve hep orada geçen daha fazla kitap yazmak istemiştim. İlk editörüm, çok fazla Ölüm-Habercisi romanı yazıp Mateo ve Rufus’un aşk hikâyesinin güzelliğini bozmamam konusunda beni akıllıca uyarmıştı. Aynı kitapları tekrar tekrar yazmayacağımı ta en başından söylemiştim. İki yeni fikrimi açıkladığımda ise yayıncım, ajansım ve editörüm öncesinin hikâyesinin ilgi çekici olduğunu düşündü.

TIME: Seri için gelecekte neler yapmayı planlıyorsun?

Adam Silvera: The First To Die at the End’de isimleri geçen Paz Dario ve Alano Rosa adındaki iki oğlanı konu alan üçüncü bir kitap olacak. 2024’te yayımlanacak. The First to Die at the End’den on yıl sonrasını anlatacak olan bu kitap, Covidsiz bir 2020’de geçecek. Ölüm-Habercisi’nin Covid’in pandemiye dönüşmesini engellediği alternatif bir gerçeklikten bahsedeceğim.

Başlık adam silvera

Bu yeni kitapta, Ölüm-Habercisi’ni yaratan adamın oğlu olmanın iyi ve kötü yanlarıyla birlikte sisteme dair önemli detayları da öğreneceğiz. Alano’nun hayatı kolay değil, çünkü insanlar sırlarla dolu Ölüm-Habercisi’nin nasıl çalıştığını öğrenmek istiyor. Bu da onun açısından çeşitli zorluklar doğuruyor, hatta bazıları Ölüm-Habercisi’ni insanların ölmesinin sebebi olarak gördükleri için haksız yere suçlanıyor.

TIME: Kitapları okurken Ölüm-Habercisi’ni önce kötü bir karakter gibi yorumladım ama The First to Die at the End’de bunu değiştiriyorsun. Bunun hakkında ne söyleyebilirsin?

Adam Silvera: Bu benim için ilginç bir bakış açısı çünkü ben Ölüm-Habercisi’ni asla kötücül bir şey olarak yorumlamadım. Ölüm zamanını bilmek ve bunun için hazırlanacak zamanı olmasını isteyenler için bir hizmet veriliyor. Bana, Ölüm-Habercisi’ne kayıt olur muydum diye sürekli soruluyor ve cevap evet, olurdum.

TIME: Kitaplarında neyi açıklayıp açıklamayacağına nasıl karar veriyorsun? The First to Die at the End’de okurlar, Ölüm-Habercisi’nin çalışma mantığıyla ilgili önemli bir noktada havada bırakılıyor.

Adam Silvera: Cevabı biliyorum ve bana bir şey olursa diye birkaç kişiye söyledim. Fakat galiba bu, kitapları birer aşk hikâyesi olmaktan çıkarıp dikkatleri dağıtan bir faktöre dönüştü. Kitapta, Ölüm-Habercisi’nin yaratıcısı -ki ben onu okurların Ölüm-Habercisi hakkındaki soruları hakkındaki hislerimi tarif etmek için kullanıyorum- bir kapı açıldığında artık kapanmayacağını söylüyor. Tamamen katılıyorum çünkü bunun yaptığı tek şey konu üzerinde daha fazla kafa yormaya davet etmek. Benim algıma göre Ölüm-Habercisi sadece çalışıyor. Hayatta da bir şeylerin nasıl çalıştığını her zaman bilemeyiz ve sadece çalıştığını bilmek bize yeter.

başlık

T: Kitaplarla ilgili hoşuma giden bir konu da eşcinsel olmak ve bunun zorlukları yerine yalnızca ana çifte odaklanılmasıydı.

A.S.: Bu bakış açısından uzaklaşmaya başlıyoruz çünkü artık daha anlayışlı ve kabullenen bir toplumuz. 2010’da böyle değildi ve şimdi de tam olarak mükemmel değiliz. Ergenlik çağındaki birçok gençten ailelerinin, arkadaşlarının, vasilerinin, öğretmenlerinin ve sınıf arkadaşlarının korkusuyla yönelimlerini açıklamaktan çekindiklerini mesajlarından ya da imzalarda yanıma geldiklerinde duyuyorum.

T: Kitaptaki alternatif evrende, yazarı trans bir kadın olan Harry Potter benzeri bir seri var. Bu Rowling’in son zamanlardaki olaylarına bakınca çok ilginç.

A.S.: J. K. Rowling anti-trans sözleriyle ilgili hayal kırıklıklarımı hep açıkça söyledim. Okurlarımın, özellikle trans okurlarımın buranın güvenli bir bölge olduğunu bilmelerini istiyorum. Kitaplarımda trans karşıtı saçmalıklar yok ve asla da olmayacak.

Adam Silvera Yeni Kitabı The First to Die at the End'i Anlatıyor! | Bibliyoraf

T: İki romanındaki dört ana karakter arasından -Mateo, Rufus, Orion ve Valentino- kendine en yakın gördüğün hangisi?

A.S.: Orion. Orion aslında bu kitapta bir anlatıcı bile değildi, en yakın arkadaşı Dalma anlatıcı olacaktı ama bir türlü olmadı. Ben de “Bana daha yakın birini yazayım.” diye düşündüm ve Orion doğdu. Kitap onsuz asla olmazdı bence.

Orion bir yazar. Bronx’ta doğmuş ve Porto Ricolu. Çok fazla küfrediyor ki bu tam ben, ama aynı zamanda kocaman bir kalbi var. Onunla ilgili bir sürü şey benimle birebir aynı, tek fark ben o yaştayken yönelimimi açıklamamıştım. O kısımlarda biraz düşünmem ve 2010’da o yaşlarda kendimi açıklasaydım nasıl olurdu diye hayal etmem gerekti. Ben ailemi 11 Eylül’de kaybetmemiş olsam da Orion’un o günü anlatma şekli benim yaşadıklarımla büyük oranda uyuşuyor.

başlık

T: 11 Eylül kitabın odak noktası. O günle bağlantını biraz daha anlatmak ister misin?

A.S.: Annem o gün Manhattan’daydı. Aslında Bronx’ta, yaşadığımız yerin hemen karşısında çalışıyordu ama o gün bir toplantısı vardı. Beni ve erkek kardeşimi okuldan almak için köprüden yürüyerek geçmesi gerekiyordu. Birbirimizi kaybedersek ne yapacağımızla ilgili planlar yapıyorduk çünkü 11 yaşındaydım. Ölümden bu şekilde korkarak yaşamak çok kötü.

İki ay sonra en sevdiğim amcam Dominik Cumhuriyeti’ne giderken 587 numaralı uçağın düşmesi ile öldü. 11 Eylül ve amcamı kaybettiğim o iki aylık zaman diliminde insanların bir an bizimle olup bir an sonra aniden olmayabileceklerini anladım. Ölüm-Habercisi bu şekilde doğdu. Ölme korkum, insanlara ölecekleri zamanı söyleyen bir hizmeti doğurdu. Bunun amacı ölümü engellemek değil çünkü bu kitaplar bununla ilgili değil. Bu sadece yarım kalan işler veya söylenmemiş sözler için ufak bir uyarı almakla ilgili.

T: Ve Sonunda İkisi de Ölür dizi oluyor. Dizinin yapım aşamasına ne kadar dahilsin?

A.S.: Başlangıçta yapımcı ve yaratıcı olarak dahildim ama yakın zamanda ayrıldım.

başlık

T: Bununla ilgili ne hissediyorsun?

A.S.: Hala düşünüyorum. Evreni çok seviyorum. Neler olacağını göreceğiz ama şu an gelişme aşamasında. Senaryo yok. Oyuncular yok. Yapıma dair hiçbir şey yok. Kanalı yok. Birkaç başarılı yapımcı hala işini içinde, yani umut var.

T: Umuttan bahsetmişken, çok iyi başardığın şeylerden biri de umudu tüm kitap boyunca canlı tutmak. Sonunda iyi bir şey olmayacağını biliyorsak neden umut var?

A.S.: Sonunu başlıkta söylüyorum: Ve Sonunda İkisi De Ölür. İnsanlar için ilginç bir deneyim oldu çünkü bana inanmadılar. Ama ben demiştim. Karakterlerin, kitabın olayına bir istisna olup hayatta kalacaklarını ve numara yaptığımı sandılar. Bu çocukları ne kadar sevsem ve yaşamalarını istesem de sırf bu yüzden birden ölümsüz olmayacaklar.

But metnin redaktörlüğü Aylin Efe tarafından yapılmıştır.

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

Yazı oluşturuldu 3

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.