Casey Mcquiston Red, White And Royal Blue Hakkında Merak Edilenleri Cevaplıyor!

Casey Mcquiston Red, White And Royal Blue Hakkında Merak Edilenleri Cevaplıyor!

Yazarın çıkış kitabı Red, White and Royal Blue, yayımlandığı günden beri gündemden düşmeyen bir kitap. Hatırlarsanız Ephesus Yayınları da yılın başında kitabı 2022 yılı içerisinde dilimize çevireceğini duyurmuştu. Bizim öğrendiğimiz kadarıyla kitap nisan sonunda raflardaki yerini alacak. red, white and royal blue

Bu sebeple de ekibimizden Işıl Karabulut1 sizler için yazarın BookPage ile yaptığı röportajı dilimize çevrildi. İyi okumalar.

1: Bu metin Işıl Karabulut tarafından çevrilmiştir. Tüm hakları saklıdır. Çevirmenin izni olmadan kullanılamaz.

BookPage: Red White and Royal Blue kesinlikle çok komik bir kitap. Yazarken mizah kullanımının işe yarayıp yaramadığını nasıl anlıyorsun?

Casey Mcquiston: Bu oldukça zor bir iş! Bu kitabı yazarken “Veep” “Parks and Rec.” ve “Happy Endings” gibi en sevdiğim komedi dizilerini izledim. Beni güldüren şeyi özümsemek, neyin bu kadar komik olduğunu düşünmek ve atışmaların doğal ritmini içselleştirmek için çok zaman harcadım. Mizah zorlamaya gelmez. Birinin doğal bir şekilde söyleyebileceği bir şeymiş gibi hissettirmesi gerekir.  Yani aslında mizah, karakterlerinizin ağızlarına tek satırlık espriler tıkmaktansa onların konuşmasına izin vermek ve sonra dönüp söyledikleri şeyi yüksek sesle okuduğunuzda bunun gerçekten birinin söyleyebileceği bir şey olup olmadığına bakmaktır.

BookPage: Bu kitapla ilgili en büyüleyici şeylerden biri Beyaz Saray Üçlüsü’nün  (ve tabii ki Kraliyet Ailesi üyelerinin) kendi imajlarının kontrolünü ellerinde bulunduruş şekli. Kitabı yazarken bu anlamda/bağlamda gerçekten hayatta yaşayan herhangi bir kişiden ilham aldın mı?

Casey Mcquiston: Aslına bakarsanız gerçek hayattan ilham alarak yazdığım tek karakter Ellen. Onun için Wendy Davis’ten –Teksaslı başka bir Demokrat- fazlasıyla ilham aldım. Genellikle insanların düşünce yapılarından ilham alıyordum. Alex, modern Kennedy kavramını temsil ederken; Henry’nin annesi azmi ve isyankârlığı ile size biraz Prenses Diana’yı anımsatıyor; Senatör Richards ise, Bushlar gibi köklü muhafazakâr aileleri temsil ediyor. Ama hep dediğim gibi, bu kitabın yazılış sürecinde herhangi bir devlet başkanı ailesinin ya da kraliyet ailesinin imajına zarar verilmemiştir.

Red White and Royal Blue

BookPage: Red, White and Royal Blue’da eşcinsel bir aşk hikâyesini anlatacağını en başından beri biliyor muydun?

Casey Mcquiston: Kuir kurgu yazmamın sebebi heteroseksüel insanların hetero kurgu yazma sebebiyle aynı aslında: Ben kuir bir bireyim, bunlar da benim yaşadığım dünyadan edindiğim deneyimler ve beni yansıtan şeyler. Bu kitapta –ve ileride yazacağım kitaplarda– asıl amacım eğlenceli, hayalperest, dikkat çeken ve kuir romantizmini kalıplardan çıkararak onu ana akım rom-com’a dönüştürecek kadar zeki bir şeyler yazmaktı. Yani kitabın kuir olacağını hep biliyordum. Ancak, Alex ve Henry’nin aynı cinsiyette olması, kurgu kendini ortaya çıkarmaya başladıkça belli olan bir şeydi.

BookPage: Jedi’ın Dönüşü filminin kalitesi hakkında, Alex’in mi Henry’nin mi tarafındasın?

Casey Mcquiston: Oldukça iyi bir soru! Jedi’ın Dönüşü’nü fazlasıyla seviyorum ama yine de Empire daha iyi.

red, white and royal blue

Red White and Royal Blue

BookPage: Alex’in heteroseksüel olmadığını keşfedişi fazla gerçekçiydi ve bence bu, birçok birey için çok şey ifade etmişti. İnsanlar sevgi dolu ve kabullenici bir evde büyümüş olsalar bile kuir bireyler olduklarını doğuştan ya da ergenliklerinin başında fark etmiyorlar. Bu karakter için böyle bir yol izleme sebebin neydi?

Casey Mcquiston: Alex’in o “ayılma” anı için kendi hayatımdan çok fazla malzeme çıktı çünkü ‘yıllar önce bunun gibi bir kitap okumuş olsaydım bana çokça yardımı dokunurdu’ diyebileceğim bir şey yazmak istedim. Tüm kuir bireylerin doğuştan ya da en azından ergenliklerinden itibaren doğal bir şekilde heteroseksüel olmadıklarını bildiklerine dair genel bir algı var. Ve ben de, kendimle bağ kurabileceğim ve bu şekilde örneklendirilmemiş diğer pek çok kuir bireye de aşina gelebilecek bir şeyler göstermek istedim. Ayrıca Alex, kendini beğenmiş ukalanın teki. Tabii ki her şeyi çözdüğünü sandığı bir anda böyle bir şeyi gözden kaçırdığını fark edecekti!

BookPage: Henry’nin LGBT tarihi hakkındaki bilgisi ve sevgisi bence çok anlamlı. Onunla yaptığı konuşmalar sonucunda Alex’in kendi ülkesinin LGBT tarihini öğrenmek istemesi de keza oldukça anlamlıydı. Bu konuda daha fazla şey öğrenmek isteyen Amerikalı okurlara ne önerirsin?

Casey Mcquiston: Bu soruyu çok sevdim! Benim favorilerimden birkaçı: Randy Shilts’ten And the Band Played On,  Michael Bronski’den A Queer History of the United States, Leslie Feinberg’den Transgender Warriors ve Sevici Türküsü, Judith Butler’dan Cinsiyet Belası, Tony Kushner’dan Angels in America, Allan Bérubé’den Coming Out Under Fire ve Lillian Fadmerman’den The Gay Revolution ve daha niceleri! Yeni yayınlananlardan iki favorim ise Hugh Ryan’dan When Brooklyn Was Queer ve Robert W. Fieseler’dan Tinderbox. Ayrıca Paris Yanıyor’u mutlaka izleyin!

başlık

BP: Bu soru kişisel bir istek. Umutsuz bir şekilde Pez’e takmış durumdayım. Bana kitapta onunla ilgili öğrenemediğimiz özel bir şeyler söyleyebilir misin?

CM: Aman Tanrım, o KADAR çok şey var ki. Pez kalbimde kocaman bir yere sahip. Geçmişi hakkında biraz bilgi verecek olursam: O ve Henry, Eton’da okudukları yıllarda sınıf arkadaşları tarafından “farklı” olarak görüldükleri için yakın arkadaş oldular. Pez, eskiden daha bağnaz ve düzgün bir çocuktu, ta ki okuldaki öğrenciler Henry’ye kararlı bir tutum sergilemediği için sert davranmaya ve öğretmenler Pez’i iyi huylu olduğu ve ağzı laf yaptığı için övmeye başlayana kadar. Bir yıl yaz tatili için eve gittiğinde tırnakları boyanmış olarak geri döndü, sırf okul yönetimini kızdırmak için etrafta kıyafet kurallarını açık açık ihlal edecek şekilde dolaştı ve bir daha arkasına bakmadı. Ayrıca haklarında yasal olarak konuşma izni olmadığı birçok ünlü arkadaşı da var.

red, white and royal blue

BP: Belirli bir noktadan sonra Alex ve Henry e-postalarını ünlü kuir aşk mektuplarından harika alıntılar ile bitirmeye başlıyorlar. Bunlar arasında favorin var mı?

CM: Aralarından bir seçim yapmak çok zor çünkü hepsi çok iyi. Araştırma yaparken zamanımın pek çok kısmını aşk mektubu okuyarak kaybettim. Ama galiba en sevdiklerim: Vita Sackville-West’ten “Seni tahmin edebileceğimden çok daha fazla özledim; ve bir o kadar daha özlemeye hazırdım. ve Jean Cocteau’dan “Beni kurtardığın için kalpten teşekkür ederim. Boğuluyordum ve sen arkana bile bakmadan, hiç çekinmeden suya atladın.”

başlık

BP: Red, White and Royal Blue’nun alternatif bir politikal dünyada geçmesi benim için duygusal bir deneyimdi ve umuyorum ki diğer okuyucular için de öyle olmuştur. Bir yazar olarak senin için nasıl bir deneyimdi?

CM: İkisini dengelemek biraz zordu, çünkü gerçeklikten biraz uzaklaşmasını ama inandırıcı görünmesi ve bağ kurulabilmesi için de dünyamıza yeterince yakın olmasını ve ne olursa olsun, şu anda ülkeyi kim yönetirse yönetsin, kurumsal baskıların ve ayrımcılığın hala sorun teşkil ettiğini açık açık göstermek istedim. Kişisel bir düzeyde, bu, aslında umuda tekrar erişmek ve evrenin ahlaki değer çizgisinin adalete doğru eğildiğine inanmakla ilgiliydi. Yani aslında bu, nasıl hem hakkıyla hem de gerçekçi bir şekilde yapabilirim, romantik komedi olması gereken bu durumu politikanın içinde kaybolmadan nasıl öne çıkarabilirim, nasıl aynı anda hem umut verip hem de şu anda olan olaylara ayna tutabilirim? diye düşündüğüm bir maceraydı. Elimden gelenin en iyisini yaptım, umarım insanlar da kitabı okurken benim yazarken rahatladığım kadar rahatlamışlardır.

Red, White And Royal Blue

BP: Sırada ne var?

CM: Gelecek kitaplar hakkında çok fazla bilgi veremem ama şu an üstünde çalıştığım başka bir kuir romantik komedi var diyebilirim! Bu kitabın konusu, zaman yolculuğu ve New York metrosunda karşılaşıp âşık olan yalnız ve kaybolmuş iki kız hakkında. Red, White & Royal Blue’dan oldukça farklı ama aynı zamanda karmaşık aileler, sadık arkadaşlıklar ve sinematik öpücüklerle dolu eğlenceli bir kurgu olacak. Yakında bununla ilgili daha fazla detay paylaşacağım için şimdiden çok heyecanlıyım! Bir de tabii ki Red, White & Royal Blue’yu uyarlamak için Berlanti Productions ve Amazon Studios ile imzaladığım anlaşma var! Bu projenin nereye gittiğini görmek ve inanılmaz şeyler yaratmak için bir araya getirdiğimiz bu ekiple çalışmak beni fazlasıyla heyecanlandırıyor.

Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Arkadaşlar beni bekler. Bugün okul yok. Bir şeyler bulmam lazım. Derdim tasam yok. Sokaklarda dolaşmak. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Arkadaşlar beni bekler. Bugün okul yok. Bir şeyler bulmam lazım. Derdim tasam yok. Sokaklarda dolaşmak.

Ama fakat. Ancak ve çünkü. Lakin ve. Ya da veya. Ancak ve ancak ki. Çünkü ve ya da. Ama fakat. Ancak ve çünkü. Lakin ve. Ya da veya. Ancak ve ancak ki. Çünkü ve ya da.

Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Arkadaşlar beni bekler. Bugün okul yok. Bir şeyler bulmam lazım. Derdim tasam yok. Sokaklarda dolaşmak. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Arkadaşlar beni bekler. Bugün okul yok. Bir şeyler bulmam lazım. Derdim tasam yok. Sokaklarda dolaşmak.

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

Yazı oluşturuldu 6

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.