The Secrets of Dumbledore: Fantastik Canavarlar’ın Dumbledore’u Kitaplardakinden Ne Kadar Farklı?

The Secrets of Dumbledore: Fantastik Canavarlar’ın Dumbledore’u Kitaplardakinden Ne Kadar Farklı?

Uzun zamandır serinin hayranları tarafından heyecanla beklenen The Secrets Of Dumbledore sonunda vizyona girdi. Biz de sizler için Fantastik Canavarlar filmlerindeki ve kitaplardaki Dumbledore’u karşılaştırdığımız bir yazı hazırladık. İyi okumalar.

Yazıya geçmeden önce biraz film hakkında konuşalım. The Secrets Of Dumbledore, büyücüler dünyasında güç kazanamaya başlayan Grindelwald’ı durdurmak isteyen Dumbledore’u konu alıyor. Aralarındaki Kan Paktı yüzünden Grindelwald ile savaşamayan Dumbledore, Newt ve arkadaşlarından yardım istiyor. Biz de bu ekibin peşine takılıp hem Harry Potter okurlarının oldukça merak ettiği Grindelwald’ın hikâyesini öğreniyor hem de büyücülük dünyasının olmazsa olmazı sihirli yaratıklar hakkında daha fazla bilgi ediniyoruz.

Çoğunuzun bildiği üzere seri, Hogwarts ders kitaplarından biri olan Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerede Bulunurlar?’dan ilham alınarak oluşturulmuştu. Beş filmden oluşması planlanan bu serinin senaryosunu ise J. K. Rowling yazıyor. Filmi henüz izlememiş okurlarımız için filmin fragmanını aşağıya bırakıyoruz.

Yazının asıl kısmına geçmeden önce son bir not yazalım. Bu yazı filmden spoiler içermiyor fakat “Filmi önyargısız izlemek istiyorum.” diyenlerdenseniz yazıyı okumadan önce filmi izlemenizi öneririz.

1. Kelimelerle Arasının İyi Olmayışı

Dumbledore ve Bakanlık arasındaki sevgi – nefret ilişkisini hepiniz biliyorsunuzdur. Sihir Bakanı ve Dumbledore arasındaki sürtüşme, Bakanlığın Dumbledore’u kontrol etme çabası ve başları belaya girdiğinde yardım için Dumbledore’a koşmaları Harry Potter evreninde artık klasikleşen olaylar. Sihir Bakanı her ne kadar Dumbledore’u kontrol edemedikleri için onu bir tehdit olarak görüyor olsa da Dumbledore şapkadan tavşan çıkarırmış gibi seçtiği kelimelerle Bakanlığı uzun bir süre idare etmesini bildi.

Görünen o ki Fantastik Canavarlar’da karşılaştığımız genç Dumbledore bu maharete henüz kavuşamamış. Kendisi içinde bulunduğu tartışmaları kazanamadığı gibi film boyunca olayları bir hayli yokuşa sürükledi.

2. Büyü Yapma İsteği the secrets of dumbledore

Dumbledore gelmiş geçmiş en büyük ve güçlü büyücülerden biriydi. Ayrıca kendisi Mürver Asa’nın bilinen son sahibiydi. Fakat buna rağmen Harry Potter serisi boyunca kendisini büyü yaparken çok az gördük. Voldemort’a karşı bile yalnızca bir kere büyü kullandı.

Harry Potter serisinde genel olarak çok fazla büyü görmedik. Kullanılan büyüler de çoğunlukla hep aynıydı. Fakat Fantastik Canavarlar serisinde her şey için büyü kullanıyorlar. Bu durum maalesef Dumbledore’a da yansımış. Karakterin Muggle dünyasını etkileyecek kadar büyük bir sis yaratması da bunun en büyük örneği.

3. Dumbledore’un Moda Anlayışı

The Secrets of Dumbledore

Harry Potter kitaplarında tanıştığımız Dumbledore, bir yandan Harry diğer yandan da Voldemort ile uğraşırken 115 yaşındaydı. Dumbledore’un boncuklara ve çağa uyum sağlamayan basmakalıp büyücü kıyafetlerine karşı özel bir ilgisi vardı. Onu sık sık yaldızlı ve desenli kıyafetlerin içerisinde görüyorduk. Harry Potter serisinde Dumbledore’u farklı tarzda bir kıyafet giyerken yalnızca bir kere gördük. Onda da yetimhanede Tom Riddle’ı ziyaret etmeye gitmişti. Dumbledore, insan dünyasına uyum sağlamak için takım elbise giymiş olsa da çiçek desenli fuları ile etrafındakilerden sıyrılmayı başarmıştı.

Bildiğiniz üzere yetimhane kesiti geçmişte geçiyor. Dumbledore o sırada 57 yaşındaydı. Fantastik Canavarlar ise bu olaylardan tam 11 yıl öncesinde geçiyor. Dumbledore henüz Hogwarts müdürü değil, kendisi Karanlık Sanatlara Karşı Savunma dersini öğretiyor. Buraya kadar her şey Harry Potter serisine uygun olarak ilerliyor. Olayların karıştığı nokta ise Dumbledore’un Fantastik Canavarlar’daki giyim tarzı. Genç Dumbledore’u kendini zarif gösteren iyi kesimli modern takım elbiseler içerisinde görüyoruz.

Bazı izleyiciler bu değişikliği çok beğendi. Jude Law’ı takım elbise içinde görmek kimin hoşuna gitmez ki zaten? Fakat hayranların diğer kısmı ise Fantastik Canavarlar’ın Harry Potter Dumbledore’undan çok uzaklaştığını öne sürüyor. Hayranlar bu durumu “Dumbledore 11 yılda 111 yıl yaşlanmış.” diyerek şaka yoluyla gündeme getirdiler bile.

4. Hislerini Belli Etmesi the secrets of dumbledore

The Secrets of Dumbledore

Harry Potter serisindeki yaşlı Dumbledore, Sihir Bakanlığı çalışanları tarafından düzenli olarak ziyaret edilirdi. Bu ziyaretler çoğu zaman Dumbledore için baş ağrıtıcı bir hal alırdı. Böyle durumlarda ise Dumbledore hem alaycı hem de sabırlı bir tutum sergileyerek karşısındakilerin kafasını karıştırırdı. Harry bile, müdürün kişiliği mi böyleydi yoksa Dumbledore rol mü yapıyordu anlayamazdı.

Genç Dumbledore da birkaç kere bu şekilde davranmaya çalışsa da, duyguları açık bir kitap gibi okunuyordu. Zaten çoğu zaman duygularını gizlemek için herhangi bir çaba da göstermedi. Grindelwald’la yüzleşmekten duyduğu memnuniyetsizlik ya da Kelid Aynasına bakarken üzüntüsü karakterin yüzünden okunuyordu.

Dumbledore karakterinin bu kadar sevilmesinin en büyük sebebi kimsenin karakteri tanımıyor oluşuydu. Bu sayede herkes Dumbledore’a istediği pencereden bakabiliyordu. Fakat Fantastik Canavarlar filmi karakterin gizemli yanını giderek azaltıyor. Bu da hayranların büyük büyücü Dumbledore’un aslında o kadar da büyük olmadığını düşünmelerine sebep oluyor.

5. Kanaat Eksikliği the secrets of dumbledore

Harry Potter serisinin Dumbledore’u ihanetle ya da beklemediği bir olayla karşılaşsa bile karşısındakini korkutacak türden bir duruşa sahipti. Dumbledore’un en salaş davrandığı zamanlarda bile etrafındakiler ona her zaman saygı duyar, karakterin ricalarını bile bir emir gibi algılardı. Çünkü Albus Dumbledore, ister Hogwarts müdürü ister Karanlık Sanatlara Karşı Savunma profesörü olsun, etrafındaki insanların sevgisini ve saygısını nasıl kazanması gerektiğini bilen bir karakterdi.

Fantastik Canavarlar’ın Dumbledore’unun ise bununla uzaktan yakından alakası yok. Karakterin, ayakları yere sağlam basan bir duruşu yoktu. Kelimelerle arası iyi olmadığından istediğini yaptırması için ekstra çabalaması, hatta bazen de yalvarması gerekti.

Film hakkında sizin görüşleriniz neler? Albus Dumbledore’un bu versiyonunu beğendiniz mi? Sizce Mads Mikkelsen kadroya ve karaktere uyum sağlayabilmiş mi? Düşüncelerinizi yorumlara yazmayı unutmayın!

Bu yazı Işıl Karabulut ve Selin Çolak tarafından yazılmıştır.

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

Yazı oluşturuldu 6

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.