Bibliyoraf Ekibi Ağustos Ayı Favorilerini Anlatıyor!

Bibliyoraf Ekibi Ağustos Ayı Favorilerini Anlatıyor!

Bir ayı daha arkamızda bıraktığımıza göre sitemizin en sevilen köşelerinden birini paylaşma vakti gelmiş demektir. Ekip üyelerimizden Nisa Sümertekin, Pınar Görcelioğlu, Zeynep Öztürk ve Defne Gülmen sizin için ağustos ayında sevdikleri kitapları anlattı. Ayrıca bu dörtlünün bahsettiği kitaplar hakkında daha fazla bilgi almak isterseniz, ekibin favorileri podcastinin üçüncü bölümünü dinlemek isteyebilirsiniz. 🙂

Proje Yöneticimiz Nisa Sümertekin’in Ağustos Ayı Favorileri

Nisa ağustos ayını şu şekilde değerlendiriyor:

Açıkçası ağustos ayının benim için pek parlak geçtiği söylenemez. Reading slump yaşadığım için okuduğum ve sevdiğim kitapları tekrar okumaya yöneldim. Bu ay dört kitap okuyabildim.

Ağustos ayı

Nisa bu ay okuduğu kitaplar arasından en çok bu iki kitabı sevmiş:

  • Tüfek, Mikrop ve Çelik // Jared Diamond
  • Rosie Projesi // Graeme Simsion

Bu kitaplar hakkındaki görüşleri ise şu şekilde:

Tüfek, Mikrop ve Çelik’i bir buçuk yıl önce okumaya başladım ve bitti. Bir oturuşta bitirilebilecek ya da bir iki ayda sindirilebilecek bir kitap olduğunu asla düşünmüyorum. Aksine notlar alarak, kitap dışında araştırmalara yönelerek ve başka kitaplarla da destekleyerek okunması gereken bir kitap. Bu kadar uzun süre elimde sürünen kitapları pek sevmesem de; Tüfek Mikrop ve Çelik favori kitaplarımdan bir tanesi olmayı başardı.

Bunun dışında bir diğer favorim de Rosie Projesi oldu. Aslında çok abartılacak bir konusu ya da yazım tarzı yok ama her okuduğumda yüzümü gülümseten ve içimi ısıtan bir kitap kendisi. Özellikle slump döneminde ilaç gibi gelen ve akıp giden bir kitap. Bu aralar çerezlik arayanlar için ideal bir okuma olacaktır diye düşünüyorum.

Yazarımız Pınar Görcelioğlu’nun Ağustos Favorileri

Pınar ağustos ayını şu cümle ile özetliyor:

Bu ay benim için varoluşsal sancılarımı alıp kişisel gelişim dünyasında gezintiye çıktığım bir ay oldu.

Ağustos ayı

Ağustos ayında kişisel gelişim ve felsefe sularında gezinen yazarımızın ay sonu favorileri ise şu şekilde:

  • Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır // Dr. Nicole LePera
  • Felsefenin Tesellisi // Alain de Botton

Ve ekliyor;

Kişisel gelişim pazarına tepkili bir okur olarak gerçekten daha doyurucu bir hayat görüşü geliştirmeye katkısı olacağını düşündüğüm kitapları seçmeye özen gösteriyorum. Bu ay da Kendini İyileştirme İşi Nasıl Yapılır kitabını seçtim ve bu seçimimden de gayet memnun kaldı. Dr. LePera kişiyi; kendisi, kendi farkındalığı ve istikrarlı çabaları olmadan “iyileştirmenin” mümkün olmadığını söylüyor. Ayrıca bugün sorun yaşadığımız pek çok durumun da çocukluk döneminde maruz kaldığımız öğrenme biçimleri olduğunu vurgulayarak bireysel çabaya dikkat çekiyor. Bu da benim kalıcı bir değişim ve gelişim için kişisel gelişim dünyasında sıkça karşılaştığımız “mucizevi” çözümlere bel bağlamamamız gerektiği şeklindeki görüşüme çok uygun. Bu nedenle bu kitabı oldukça beğendim ve ara ara açıp bakacağım bir başucu kitabı olarak etiketledim.

Bu ayki diğer favorim ise Alain de Botton’ın Felsefenin Tesellisi kitabı oldu. Adı üzerinde kişilerin gündelik hayatta en çok yakındıkları ya da sorun yaşadıkları durumlara felsefe dünyasından ünlü düşünürlerin bu konularda ürettiği fikirlerden örnekler vererek size oldukça doyurucu teselliler sunuyor. Yazım dili ve içerdiği bilgilerin doyuruculuğu bir yana, bolca da görsel malzeme kullanılan bu kitap da benim favorilerim arasına girdi. Yazarın diğer kitaplarına da göz atacağım. Sizin de teselliye ihtiyaç duyduğunuz konular varsa teselliyi yanlış yerlerde aramayın. Bırakın sizi felsefe teselli etsin diyerek, bu kitaba güzel bir tanıtım cümlesi de bulmuş olayım.

Yazarımız Zeynep Öztürk’ün Ağustos Ayı Favorileri

Zeynep, “Ağustos ayın nasıl geçti?,” sorusuna şu cevabı veriyor:

Ağustos ayında geçen aydan beri devam eden reading slumpımı atarak bir sürü güzel kitap okudum. Hatta geçen senenin favorilerinden birini de tekrar okuma şansı buldum. Bu ay benim için iyi ki okumuşum dediğim kitaplarla dolu bir aydı!

Ağustos ayı

Yazarımızın bu ay okuduğu kitaplar arasındaki favorileri ise şu şekilde:

  • Gizli Tarih // Donna Tartt
  • Venus in the Blind Spot // Junji Ito
  • İnsanlar // Matt Haig

Zeynep’in bu kitaplar hakkındaki düşünceleri ise şu şekilde:

Gizli Tarih, benim için geçen senenin favori kitabı olmuştu. Ekibimizden Büşra kitabı okumak isteyince ben de ona katılarak kitabı ikinci kez okudum. Karakterler arasındaki ince diyaloglar ve ilişkilerini yansıtan bazı satır araları çok ilgimi çeken ve kitabı daha da sevmemi sağlayan yönler oldu. Hikâyenin suçluluk dolu karanlığını ve kurgudaki bunaltıcı atmosferini de çok sevdim diyebilirim. Her açıdan çok sevdiğim bu kitabı iyi ki tekrar okumuşum diyorum. Yazarın bir diğer meşhur kitabı Saka Kuşu’nu da en kısa zamanda okumayı planlıyorum!

BAŞLIK

Korku mangaları her zaman okumayı sevdiğim bir tür olmuştur. Korku mangası deyince de akla ilk gelen kişi şüphesiz Junji Ito oluyor. Sanatçının en yeni manga koleksiyonu olan Venus in the Blind Spot, kendisinden okuduğum en başarılı koleksiyonuydu diyebilirim. On yepyeni ve korkutucu bölümden oluşan Venus in the Blind Spot ayrıca favorilerimden biri olan The Enigma of Amigara Fault kısasını da içeriyordu. Junji Ito bu koleksiyonuyla birlikte neden korku mangasının babası olduğunu bir kez daha kanıtlamış olmuştu. Hikâyelerin her birindeki özgün çizim tarzı ve insanın içini ürperten görseller de bana sanatçıyı neden bu kadar sevdiğimi hatırlattı. Junji Ito okuduğum en orijinal kaleme ve estetiğe sahip sanatçı, Venus in the Blind Spot ise manga okumayı seven herkese önereceğim bir eserdir.

Matt Haig bu sene tanıştığım bir yazardı. Kendisinin Gece Yarısı Kütüphanesi isimli kitabını yıl başında okumuş ve özgün üslubuna hayran kalmıştım. İnsanlar kitabı da kitaplığımda uzun zamandır okunmayı bekleyen bir romandı. Yazarı çok sevmişken başlayayım dedim ben de. İnsanlar her açıdan beklentilerimin üstüne çıkan bir kitap oldu. Matt Haig’in birçok kitabında rastlayabileceğiniz o sıcak ama baş döndürücü anlatımı bu kitabına çok iyi uyum sağlamış. İnsanların acımasız gerçekliğine ayna tutan kitap aynı zamanda son derece umut dolu ve barışçıl bir yol izledi. İnsanlar’ın bu açıdan okuduğum en samimi fakat gerçekçi kitaplardan biri olduğunu söyleyebilirim. Eğer ki hala Matt Haig ile tanışmadıysanız hiç beklemeden İnsanlar kitabına başlayın derim!

Yazarımız Defne Gülmen’in Ağustos Ayı Favorileri

Defne’nin ağustos ayı değerlendirmesi şu şekilde:

Ağustos ayı benim için güzel bir aydı. Tatilde olduğum için istediğim gibi kitap okuma ve hobilerimle uğraşma zamanım oldu. Toplam sekiz kitap okudum ve çoğunu sevdim.

Ağustos ayı

Defne bu sekiz kitap içinden en çok şu ikisini sevmiş:

  • Yer Açın! Yer Açın! //  Harry Harrison
  • Klara ile Güneş // Kazuo Ishiguro

Bu kitaplar hakkında ise şunları söylüyor:

Ayın başında daha çok bilimkurgu okumak istiyordum. Yer Açın! Yer Açın! da bu hedef çerçevesinde okuduğum eserlerden. Kitap, 1999’da geçiyor. Nüfus yedi milyarı aşmış ve insanların sıkıntılarının çoğunun nedeni çok fazla insan olması. Harry Harrison, nüfus hakkındaki tahmini daha gerçekleşmemiş olsa da okurken ileride olacakları okuyor gibi hissettim. Kaynakların tükenmesi, nüfus fazlalığı ve küresel ısınmanın olduğu bir gelecek var kitapta. “Felaket senaryosu” değimi Yer Açın! Yer Açın!’ı özetliyor denebilir. Okuduğum en gerçekleşme ihtimali yüksek bilimkurgu kitabıydı. Bunun yanında yazarın akıcı kalemi ve karakterlerin gerçek gibi hissettirmesiyle favorilerimde yerini aldı.

Kazuo Ishiguro’nun kalemine hayranım. Şimdiye kadar kitaplarından birini okuyup hayal kırıklığına uğradığım olmadı. Ne zamandır okumayı istediğim Klara ile Güneş’i de önceden okuduklarım kadar çok sevdim. Kitabın yorumlarını okuyup beğenmeyen birçok kişi olduğunu görünce benim de kitabı sevmeyeceğimden korkmuştum. Ishiguro’nun en iyi romanı olmasa da ben kitabı ay sonu favorilerime girecek kadar sevdim. Olayları Klara’nın bakış açısından okumak çok hoştu. Ana karakterimizin güneş enerjisiyle çalışan bir robot olmasına rağmen asıl öne çıkan teknoloji ve bilim değil. Beni Asla Bırakma’da da olduğu gibi hafif bilimkurgu ögeleri var kitapta. Gelecekte ve biraz daha farklı bir dünyada geçse de önemli olan kısım karakterlerin hissettikleri. Eğer Beni Asla Bırakma’yı sevdiyseniz, Klara ile Güneş’ten de hoşlanacağınızı düşünüyorum.  

başlık

Ekibimizin ay sonu favorileri bu şekildeydi. Siz bu ay neler okudunuz? Nisa, Pınar, Zeynep ve Defne’nin okudukları arasından merak ettiğiniz kitaplar var mı? Ekibin favorileri podcastinin üçüncü bölümünü dinlemeyi unutmayın! Bir sonraki ekibin favorileri yazısında görüşmek üzere!

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Ama fakat lakin. Çünkü. Ama ve ancak. Ve fakat lakin. Ama ancak ve.

Yazıyı burada paylaş:

Kitapların kahramana dönüştüğü yer.
İnternet sitesi http://bibliyoraf.com
Yazı oluşturuldu 268

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.