Monte Cristo Kontu Okumak İçin 5 Sebep

Monte Cristo Kontu Okumak İçin 5 Sebep

Alexandre Dumas’nın kaleme aldığı Monte Cristo Kontu, bir Fransız klasiğidir. Ağır klasikler arasında adını sıkça duyduğumuz ve okuyanların beğenme oranının oldukça yüksek olduğu bir eserdir. Bu yazımızda kitabı okumanız için 5 sebebi sizler için derledik. Şimdi gelin, hep birlikte bahsettiğimiz sebeplere bir göz atalım!

Ek olarak, iki ciltten oluşan bu kitabı okumaktan gözünüz korkuyorsa, akıcılığından hiç şüpheniz olmasın. Çünkü bu 5 sebebin yanında, kitabın kısa kısa bölümlerden oluşması okumayı kolaylaştıran etkenlerden.

1. Akılalmaz Bir İntikam Planı

Monte Cristo Kontu Okumak İçin 5 Sebep - Bibliyoraf
Çizim: Tatarnikov

Monte Cristo Kontu’nu okumanız için en önemli olduğunu düşündüğüm sebep, Dantes’nin akıl almaz intikam planı. Kitap, bir denizci olan Edmond Dantes’nin en mutlu gününde suçsuz yere hapse atılmasıyla başlıyor. Hapiste kaldığı sürede, bunu yakınım dediği insanların planladığını öğreniyor ve bir intikam yemini ediyor. Ne suç işlediğini bile bilmeden karanlık bir hapishane hücresine atıldıktan sonra delirmenin eşiğine geliyor. Hatta tam kendini öldürmeye niyetlenirken bir mucize gerçekleşiyor. Bulunduğu hapishanenin başka bir hücresindeki Rahip Faria ile tanışıyor. Bu adam onun aklını başına getirirken, hapishaneden kaçacağı güne kadar hayata dair bütün bilgisini aktarıyor. Hiç beklemediği anda gelen bu yardım eli sayesinde Dantes’nin hayatı değişiyor. Denizin ortasındaki bu korkunç hapishaneden kaçış hikâyesi efsane olsa da, hakkında detay vermeyelim ki sürprizi kaçmasın.

Dantes, tam tamına 14 yıl suçsuz yere yattığı bu hapishaneden bambaşka bir adam olarak çıkıyor. Bunca yıl ince ince tasarladığı intikam planını gerçekleştirmek için harekete geçiyor. Böylece Paris sosyetesine bomba gibi bir giriş yapıyor. Kitabın ilerleyen bölümlerinde bu intikamın nasıl bir zekâ ile tasarladığına hayret ediyoruz.

2. Paris Sosyetesi ve Statü Farkının İnce Vurguları

Monte Cristo Kontu Okumak İçin 5 Sebep - Bibliyoraf
Çizim: Tatarnikov

Kitabın ilk sayfalarında Marsilya’da başlayan hikâye, ilerleyen bölümlerde Paris’e taşınıyor. Bana göre kitabın en güzel detaylarından biri, alt metinlerde o dönemin Paris’i hakkında birçok bilgi bulunması. Dönemin partileri, insanların yaşam tarzı, kültürü ve görgü kuralları hakkında birçok şey öğreniyoruz. Tüm entrikalara rağmen karakterlerdeki nezaket ve naiflik göz yaşartıyor. Hatta olayların arka planında bu yaşam tarzı vurgulanıyor.

Karakterler Marsilya gibi ufak bir bölgeden gelerek, Paris’in ışıltılı yaşantısında kendilerine yer ediniyorlar. Dantes’nin hapse girmesinden sonra geçen yıllarda, hayat hepsine farklı kapılar açıyor. Fakat eninde sonunda hayatları yine ortak bir paydada buluşuyor. Geçmişte yaşananlar hiçbirinin peşini bırakmazken, hâlâ tek dertleri çocuklarının evleneceği kişilerin statüsü oluyor. Bu yeni neslin evlilik planları kitapta önemli bir yer kaplıyor. Bunun yanında sosyetedeki konumları, maddi mal varlıkları gibi konuların da özellikle altı çiziliyor. Dumas’nın bu tercihinin, dönemin yaşantısına atıfta bulunmak için yazdığı düşünülebilir.

3. Tarihi Bir Aşk Hikâyesi

Monte Cristo Kontu’nu, geçtiği dönem ve anlatım tarzı sebebiyle tarihi aşk kategorisinde değerlendirebiliriz. Çünkü kitapta tarihi aşk ile özdeşleşmiş birçok unsur bulunuyor. Yüksek sosyete, kabarık elbiseler, ışıltılı balolar ve düelloların yanında kitap, savaştan ve tarihten izler de taşıyor. Ancak bu kitap baştan sona bir tarihi aşk hikâyesi değil, çünkü aşk hikâyesi ikinci planda kalıyor. Dantes ve Mercedes’in aşkıyla başlayan hikâye, ilerleyen sayfalarda farklı bir boyuta taşınıyor. İhanetin ve aradan geçen uzun yılların üstüne hâlâ bir aşk yaşayabilecekler mi? Yoksa hayatlarına giren farklı insanlar onları tamamen değiştirecek mi?

4. Avrupa’daki Türk Algısı

Kitabın ara bölümlerinde Doğu kültürü ile alakalı çok fazla detay var. En başta, gizemli Monte Cristo Kontu’nun Doğu’ya ve zevklerine olan aşırı düşkünlüğü insanları da şaşırtıyor. Bu zevklerini, olağanüstü servetinin göstergesi olarak ortaya koyuyor. Monte Cristo adasını gizemli bir Doğu sarayı haline getiriyor. Kölesi ve sağ kolu olan Ali de bu masala gerçeklik payı katıyor. Diğer yandan karakterlerin arasındaki bağlantı ile o dönemin Osmanlı olayları da kitapta yer alıyor. Tepedelenli Ali Paşa’nın hikâyesi, Monte Cristo Kontu’nun intikamının önemli bir parçası. Bu yüzden kitabın bir bölümünde Osmanlı topraklarına da yolculuk yapıyoruz. Satır aralarında ise, yazarın karakterleri üzerinden yansıttığı bakış açısıyla Avrupa’daki Türk algısına şahit oluyoruz.

Monte Cristo Kontu Okumak İçin 5 Sebep - Bibliyoraf
Çizim: Ojalart

5. Yazarın Usta Kalemi

Hikâyenin en etkileyici noktalarından olan intikam planının, Alexandre Dumas’nın usta kaleminden çıktığını söylemeye gerek yok. Bu uzun soluklu serüvende, hiç tahmin etmediğimiz yerlerde ortaya çıkan olaylar okuyucuyu oldukça etkiliyor. Bana kalırsa, birçok insanın kitabı sevmesinin en büyük sebeplerinden biri de bu.

Ayrıca Dumas, bu kitabının dışında da edebiyata kazandırdığı eserlerle başarısını ortaya koymuş bir yazar. Hatta Monte Cristo Kontu’nu yazmaya başladıktan bir yıl sonra, Paris yakınlarındaki bir bölgeye Monte Cristo Şatosu adında bir malikâne yaptırdığı biliniyor. Bu eve ek bir bina yaptırarak yazılarını orada yazıyor. Yazdığı eserleri insanlara tanıtma ve pazarlama şekliyle de zekâsını bir kez daha ortaya koyuyor. İşte büyük klasik Monte Cristo Kontu’nun nasıl bir kalemin ürünü olduğunun kanıtları.

Bonus: Monte Cristo Kontu ve Ezel Arasındaki Paralellikler

Monte Cristo Kontu Okumak İçin 5 Sebep - Bibliyoraf

2009 ve 2011 yılları arasında ülkemizde yayınlanan Ezel’in, Monte Cristo Kontu’nun uyarlaması olduğuna dair bir rivayet var. Ayrıca itiraf etmeliyim ki, benim de bu kitaba başlamak için en önemli sebeplerimden biri buydu. Dizi ile kitap arasında benzerlikler olduğu, hatta hikâyenin temelinin aynı olduğu su götürmez bir gerçek. Yine de olayların gelişmesiyle farklı yollara ayrılan bu yapıma tam bir uyarlama denemez.

Ezel’de başroldeki Ömer karakteri, tıpkı Edmond Dantes gibi yakın çevresinin ihanetiyle suçsuz yere hapse düşüyor. Burada sevgili rolünde Mercedes yerine Eyşan var. Kitapta yakın arkadaş olmayan Fernand yerine, dizide dostu Cengiz karakteri yer alıyor. Dantes’nin hapse atılmasında önemli bir role sahip olan Danglars karakterinin uyarlaması olarak da dizide Kerpeten Ali bulunuyor. Ancak bu karakterler konum olarak aynı olsalar da olayların gidişatı bakımından farklılık gösteriyorlar.

Dostların ihanetiyle hapse mahkûm edilen Ömer, burada Ramiz Karaeski adında eski bir kabadayıyla tanışıyor. Kitapta bu karakter ise Rahip Faria. Yine kitapla paralel olarak bu adam Ömer’e yol gösteriyor ve intikamını alması için servetini ona sunuyor. Yüzünü ve kimliğini değiştirerek hapisten kaçan Ömer, Ezel Bayraktar ismiyle geçmişinin karşısında çıkıyor. İlerleyen bölümlerde intikam alma şekli değişse de, temelde Monte Cristo Kontu ile aynı. Diziyi uyarlama olarak nitelendirmek ise tamamen size kalmış. 🙂

Monte Cristo Kontu, benim çok severek okuduğum ve çevremdeki herkese önerdiğim bir eser. Bu yazıda sizler için kitabın ilgi çekici noktalarına değinmeye çalıştım. Düşüncelerinizi yorumlarda paylaşmayı unutmayın! Başka bir yazıda görüşmek dileğiyle.

Kapak görselindeki çizim Vanessa Tweneboah‘ye aittir.

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

Yazı oluşturuldu 6

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.