Bibliyoraf Ekibinin Eylül Ayı Favorilerini Derledik!

Bibliyoraf Ekibinin Eylül Ayı Favorilerini Derledik!

Merhabalar, bu yazımızda Bibliyoraf ekibinden Selin Çolak, Kader Arslan ve Öykü Sena Ömeroğlu sizler için eylül ayı favorilerini yazdı. Gelin ekibimizin üyeleri bu ay hangi kitapları çok sevmiş, hep birlikte inceleyelim. İyi okumalar! bibliyoraf

Yayın Yönetmenimiz Selin Çolak’ın Favorileri

Yayın yönetmenimiz eylül ayını özetliyor:

Geçtiğimiz ay toplamda beş kitap okudum. Eylül, uzun zamandır elimin gitmediği kişisel gelişim ve gerilim türlerinden de okuma yaptığım bir ay oldu. Genel olarak keyifli maceralara konuk olduğum bu ayda favorilerime giren bir eser oldu.

Selin Çolak

İşte o kitap:

  • Yanlış Yer Yanlış Zaman // Gillian McAllister

Ve ekliyor:

Gillian McAllister uzun zamandır okumak istediğim bir yazardı. Fakat gerilim/gizem türünde pek okuma yapmadığım için yazarın kitaplarına elim gitmiyordu. Bu ay sonunda cesaretimi toplayıp yazarın eserlerini okumaya başladım. Kitabın adı Yanlış Yer Yanlış Zaman olsa da benim için doğru yer ve doğru zamanda elime aldığım bir eserdi. 🙂 Romanda oğlunun işlediği cinayete tanık olan Jen’in zamanda geçmişe gitmesini okuyoruz. Önce bir gün sonra bir hafta daha sonra da bir ay geçmişe uyanan karakter, hem içinde bulunduğu günlerin önemini hem de oğlunun o adamı neden öldürdüğünü bulmaya çalışıyor. Yüksek tempolu bu hikâyeye gece on bir de başlayıp, sabah beşte bitirme gibi bir hataya düştüm. Ertesi gün korkudan uyuyamadım ama yazarın ayağımı yerden kestiğini söyleyebilirim. Diğer eserlerini de mutlaka okuyacağım!

Proje Sorumlumuz Kader Arslan’ın Favorileri

Kader, eylül ayının nasıl geçtiğini anlatıyor:

Sonbaharın gelişiyle ben de evde sakin günler geçirmeye ve bol bol kitap okumaya başladım. Eylül ayında okurken en keyif aldığım iki kitabı sizle paylaşmak istiyorum.

Kader’in eylül ayı favorileri:

  • Suzan Defter // Ayfer Tunç
  • Cadının Yüreği // Genevieve Gornichec

Proje sorumlumuz bu kitapları neden favorilerine seçtiğiniz anlatıyor:

Bibliyoraf kitap kulübümüzün -reklamlar- bu ayki kitabı Ayfer Tunç’tan Suzan Defter’di. Yerli edebiyattan en merak ettiğim yazarlardan biri olan Ayfer Tunç’un kalemine hayran olmamak mümkün değil açıkçası. İki kişinin aynı zaman diliminde yazdıkları günlükleri okuduğumuz bu kitapta hem hayatlarının bugününe hem de geçmişine şahitlik ediyoruz. Duygusal olarak kendini pek bulamamış, uçurumun kenarındaki bu iki insanın kısa bir süreliğine birbirlerine tutunması, bir yandan yap-boz parçasıymışçasına tamamlanan arayışları beni çok etkiledi. Bu hikâyenin hayatta bir şeyleri kaçırmaktan korkan yanımı da fazlasıyla kaşıdığını söylemeden geçemeyeceğim.

bibliyoraf

Ne diyebilirim ki.. Kalbimin kırılacağını daha ilk sayfayı çevirirken hissediyordum. Ben, Kirke’yi inanılmaz keyif alarak okumuş biri olarak, bu kitaptan da aynı keyfi aldığımı söyleyebilirim. Nasıl Kirke ile oturup muhabbet ediyormuş gibi hissettiysem bu kitapta da Angrboda ile muhabbet ediyormuş gibi hissettim. Olaylar sanki çok hızlı gelişiyormuş gibi olsa da kitapta geçen uzuun zaman dilimlerini bir şekilde hissettim ve bu da bana çok büyük keyif verdi. Angrboda, Marvel filmleri sayesinde ismine oldukça aşina olduğumuz Loki’nin eşi ve bu kitapta da Asgard’ın sonunu getiren Ragnarok’un bir yeniden anlatımını okuyoruz. Keder getiren ama bir o kadar da mücadeleyi bırakmayan bir kadın olan Angrboda ile Aesir’in mücadelesini, dostluğu ve ihaneti görmek çok keyifliydi.

Yazarımız Öykü Sena Ömeroğlu’nun Favorileri

Öykü’ye eylül ayının nasıl geçtiğini sorduk:

Sonbaharın gelmesi ile birlikte daha keyifli kitap okuduğumuz günlere girmiş bulunmaktayız. İster istemez okuduğum kitapların türü de mevsime uyum sağladı, aksiyonu az kitaplar ile eylül ayını doldurdum. Bu ay aklıma kazınan iki kitap oldu. 

İşte Öykü’nün favorileri:

  • Zavallılar //Alasdair Grey
  • Günden Kalanlar // Kazuo Ishiguro

Ve ekliyor:

Zavallılar’ı, Yorgos Lanthimos’un aynı isimli film uyarlaması vizyona girmeden önce okumak istiyor ama bir süredir erteliyordum. Sonunda okuduğumda, tahminimden çok daha yakalayıcı bir kitap olduğunu fark ettim. Frankensteinvari bir hikâyesi olan kitap, bir bebek beyni ile hayata döndürülen Bella’nın hayatını, dünyayı yeniden keşfetmesini anlatıyor. Bebek beynine sahip olduğu için her ne kadar bedeni otuzlu yaşlarda olsa da aklı bir çocuğunki ile eşit. Bu macerada dünyanın acımasızlığını keşfedip siyasete atılıyor, bilim insanı oluyor. Bu açıdan Bella çok etkileyici bir karakterdi. Alasdair Grey’in ilginç kurgusu da beni mest etti. Artık filmi görmek için daha da heyecanlıyım.


Ishiguro’nun belki de en popüler eseri Günden Kalanlar’dır. Beni Asla Bırakma ile yazarla tanıştıktan sonra Günden Kalanlar’ı seçme sebebim de bu oldu. Roman, aslında günlük kayıtlarından oluşuyor. Darlington Malikanesi’nin yıllardır başuşaklığını yapan Bay Stevens’ın, malikanedeki eski çalışanlardan Bayan Kenton’ı ziyaret etmek için çıktığı yolda başına gelenleri okuyoruz. Daha doğrusu Bay Stevens yol boyu sadece geçmişi düşünüyor, biz de geçmişine, hatalarına, pişmanlıklarına tanık oluyoruz. Kitapla ilgili en güzel şey, Bay Stevens’ın asla kendisiyle ilgili bir şey anlatmaması, buna rağmen bizim, onun tüm duygularını anlayabilmemizdi. Ishiguro, eşsiz bir üslup yakalamış.

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Ama fakat. Çünkü ya da. Ancak ve lakin. Çünkü ama ancak ve ancak. Lakin ya da. Fakat ve çünkü. Ama fakat. Çünkü ya da. Ancak ve lakin. Çünkü ama ancak ve ancak. Lakin ya da. Fakat ve çünkü.

Yazıyı burada paylaş:

Dedesinin kitaplarıyla büyüyen Selin, distopik ve fantastik dünyaların bir numaralı fanı. Sitede çıkan yazıların altında gömülmediği zamanlarda her tarafa nazar boncuğu emojisi koyuyor.
Yazı oluşturuldu 92

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.