Bir Robotun Gözünden Hayat, Sevgi ve Umut Hikayesi: Klara ile Güneş

Bir Robotun Gözünden Hayat, Sevgi ve Umut Hikayesi: Klara ile Güneş

Kazuo Ishiguro’nun Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazanışının ardından yazdığı ilk kitabı Klara ile Güneş, bu sene içinde okurlarla buluştu. Merakla beklendiği için yurt dışında çabucak popüler oldu ve hızlıca Türkçe’ye çevrildi. Çıktığı günden beri eser birçok farklı tepki aldı. Okuyup çok sevenler de oldu, hayal kırıklığına uğrayıp ortalama bulanlar da. Bugün ben de Klara ile Güneş hakkındaki kendi düşüncelerimi sizlerle paylaşacağım. İyi okumalar dilerim!

Klara ile Güneş’in Konusu klara ve güneş

klara ve güneş

Gelecekte, bir dükkanda, Yapay Arkadaş isimli güneş enerjisiyle çalışan robotlar satılıyor. Dükkanın vitrininde ise Yapay Arkadaş olan Klara dışarıyı izliyor. Diğer Yapay Arkadaşlar gibi, o da onu alacak kişiyi bekliyor. Klara, gözlem konusundaki üstün yeteneğiyle sokağı izlerken insanları ve duyguları tanıyor. Mağaza vitrininde tanıştığı Josie, onu almaya karar veriyor. Josie’nin hayatına girişiyle Klara, farklı deneyimler ve insanlarla tanışıyor. Biz de Klara’nın bakış açısından hem onun yaşamını hem de yaptığı gözlemleri okuyoruz. Klara, dünyada onun için çoğu kavramın yeni olmasıyla ve robot olarak detaylı inceleme yetenekleriyle etrafına farklı bir gözle bakıyor. Klara’nın bir robot oluşu size bunun bilimkurgu romanı olduğunu düşündürebilir. Oysa bir robotun bakış açısından yazılmış olmasına rağmen bilimkurgu açısından hafif kalıyor.

Biraz Bilimkurgu, Bolca İnsan klara ve güneş

Kazuo Ishiguro’nun Beni Asla Bırakma isimli kitabını okuduysanız, kurgularında bilimkurguyu nasıl işlediğini deneyimlemiş olmalısınız. Klara ile Güneş’in ana karakteri robot olsa da, asıl konumuz teknoloji değil. Karakterlerin duygu ve düşünceleri, kitaptaki bilimsel ilerlemenin önünde yer alıyor. Her ne kadar distopik bilimkurgu sınıfına girse de öyle hissettirmiyor. Bu nedenle eğer kitaptan bilimkurgu hikayesi bekliyorsanız, hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz. Eser daha çok insanların duygu ve düşünceleri üzerine. Kitaptan bilimkurgu hikayesi beklemesem de, bazen keşke daha net açıklamalar olsa diye düşündüm. Biliyorum, Kazuo Ishiguro eserlerindeki gizemleri daha üstü kapalı yazıyor. İpuçlarını veriyor çözmeyi biz okurlara bırakıyor. Yazarın kalemini bu yönden beğensem de bazen daha fazla açıklama olsun istiyorum. Kitap bittiğinde her şey anlam kazanıyor olsa da okurken belirsizliklerin ortasında kalmışsınız gibi hissediyorsunuz. Belki bu hissi, bilimkurgu kitaplarında genellikle kurgudaki teknoloji hakkında fazlaca bilgi edindiğimiz için hissediyorum. Uzun lafın kısası, bilimkurgu yönü zayıf olduğu için büyük bir beklentiyle başlamamanızı tavsiye ederim. Ama siz bu tür duygulara ağırlık veren kitaplardan hoşlanıyorsanız, bu romanı okumaktan zevk alacağınızı düşünüyorum.

Beni Asla Bırakma’yla Benzerlikleri

klara ve güneş

Klara ile Güneş hakkında birçok farklı görüş var ama pek çok kişinin hemfikir olduğu nokta Beni Asla Bırakma’ya benzemesi. Ishiguro genelde farklı konuları ele alsa da kitapları kendi aralarında benzerlikler taşıyor ancak hiçbiri bu iki kitapta olduğu kadar benzemiyor. Peki, ne gibi ortak yönlerden bahsediyoruz? Öncelikle ikisi de distopik bir dünyada geçiyor. Kitapların bilimkurgu tarafı, Beni Asla Bırakma’da klonlar, Klara ile Güneş’te robotlarla karşımıza çıkıyor. Robotlar ve klonlar, ne kadar insansı olsalar da tam olarak insan mı anlayamadığımız türler. Yine de bilimkurgu açısından ikisi de hafif kalıyor. Ayrıca hem Klara hem Beni Asla Bırakma’nın ana karakteri Kathy, bir başkasına bakmakla görevli. Kişilik özellikleri olarak da birbirlerini anımsatıyorlar. Şimdiye kadar okuduğum bütün Ishiguro kitaplarındaki ana karakterleri biraz birbirine benzettim diyebilirim. Ishiguro’nun karakterleri, kendini anlatmak yerine etrafı ve kendini gözlemliyor. Kendi duygularına bile dışarıdan bir gözle bakıyorlarmış gibi hissettiriyorlar. Bu özelliği açısından da Klara diğer ana karakterlere benziyor. Ishiguro’nun kitaplarındaki karakterlerin duygusal açıdan kendilerini henüz çözememiş olmaları ve etrafı inceleyerek hayata dair bir şeylere öğrenmeye çalışmaları benim hoşuma gidiyor.

Karakter ve tür açısından benzeseler de aslında iki kitap arasında büyük farklar da söz konusu. Bence en büyük fark, Klara ile Güneş’in daha aydınlık bir tonda ilerlemesi. Beni Asla Bırakma, karakterlerin kaderi ve anlatım tarzıyla daha karamsar bir atmosferde ilerliyordu. Klara ile Güneş’te Ishiguro daha çok sevgi ve umudun üzerine yazıyor, Beni Asla Bırakma’da ise konu arkadaşlık, geçmişe özlem ve kimlikle ilgiliydi. Yani kısaca iki kitap arasında hem birçok benzer, hem birçok farklı yan var. Sonuç olarak Ishiguro’nun Beni Asla Bırakma’sını okuyup beğendiyseniz, büyük ihtimalle Klara ile Güneş’ten de hoşlanacağınızı düşünüyorum.

Klara’nın İnancı ve Umudu

Güneş her zaman bize ulaşmanın bir yolunu bulur.

Klara ile Güneş, Kazuo Ishiguro

Güneş enerjisiyle çalıştığı için Klara, güneşe oldukça bağlı. Güneş, onun için hem yaşam kaynağı, hem bir nevi tanrı. Bu kısmı biraz daha açayım. Romanı okurken bana en ilginç gelen kısım, Klara ve güneşin ilişkisiydi. Klara, güneşin “özel besini” ile insanları iyileştirdiğine inanıyor ve ilerleyen zamanlarda güneşten bir istekte bile bulunuyor. Spoiler vermemek adına, bu istekten ve Klara’nın yaptıklarından biraz daha üstü kapalı olarak bahsedeceğim. Güneş sayesinde yaşaması, bence ona karşı bakış açısını kitabı okumadan da anlaşılabilir kılıyor. Klara’nın güneşe karşı duyduğu inanç gibi onun umudunu asla kaybetmeyişi de benim ilgimi çekti. Sonuçta Klara, çocuklara arkadaşlık etmek için yaratılmış bir robot. Bu nedenle zeki ve gözlemci olmasına rağmen aynı zamanda da daima saf ve çocuksu. Bana ilginç gelen bir karakter olduğu için, romanı Klara’nın bakış açısından okumak hoşuma gitti. Klara ve güneş arasındaki bağı düşündükçe, eserin başlığının kitaba gerçekten ne kadar uygun olduğunu fark ettim.

Ishiguro’nun Diğer Kitaplarına Göre Basit Mi?

Klara ile Güneş, yayımlandıktan sonra iyi/kötü anlamda çeşitli yorumlar aldı. Kimisi kitabı çok sevdi, kimisi Ishiguro’nun diğer kitaplarına göre basit kaldığı söyledi. Basit kaldığını söyleyenlere tam olarak karşı çıkmıyorum fakat kitabın sade oluşunun bir artı olduğunu düşünüyorum. Bana göre bu kitapta çok büyük bir ders, hayatımızı değiştirecek büyük bir öğreti yok. Fakat gerçekten umut ve sevgiyi aşılıyor. Kitabın bitirdiğimde yüzümde gülümsemeyle kapağını kapattım. Karakterleri ve o güzelim sonu ile insanın içini ısıtıyor. Hayatta insanın böyle kitaplara da ihtiyacı var bence. Klara ile Güneş’i sevmemin bir nedeni de doğru zamanda okumuş olmam. Umut ve sevgi üzerine bir öykü okumak istediğiniz zaman, Klara ile Güneş’i seçebilirsiniz.

Benim Klara ile Güneş hakkında söyleyeceklerim bu kadardı. Siz Klara ile Güneş hakkında ne düşünüyorsunuz? Görüşlerinizi bizle yorumlarda paylaşabilirsiniz. Bir yazının daha sonuna geldiğimize göre, kitaplarla kalın! Başka yazılarda görüşmek üzere!

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Yazıyı burada paylaş:

Yazı oluşturuldu 31

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.