Sessizliğe Kalbinizi Açın: Sessizliğin Sesi

Sessizliğe Kalbinizi Açın: Sessizliğin Sesi

Manga ve çizgi romanlar birkaç senedir hem ülkemizde hem de yurtdışında oldukça popüler. Manga türünün en popüler örneklerinden biri de ülkemizde hâlen kitapları çevrilmeye devam edilen Sessizliğin Sesi serisi. Son yıllarda bu türün okuyucuları ve türe yeni başlayanlar tarafından oldukça tercih edilen bir seri haline geldi.

Hikâyesinin orijinalliği ve basit oluşu bir kenara, okuyucunun kalbini fetheden kurgusu ve karakterleri ile Sessizliğin Sesi oldukça duygusallık vadediyor. Yoşitoki Oima’nın popüler mangası sadece okuyucuların kalbini kazanmaklar kalmayıp, çeşitli yarışmalarda da “Best Rookie Manga” ve “The New Creator Prize” ödüllerine layık görüldü. Kitap, 2016 yılında sinemaya uyarlandı ve hem izleyicilerden hem de serinin hayranlarından tam not alarak başarısını kanıtladı.

Etkisinden Kurtulamayacağınız Bir Kurgu

Sessizliğin Sesi manga kapak

Sessizliğin Sesi, piyasadaki diğer “hayattan kesitler içeren” mangalara bakıldığında aslında o kadar da orijinal bir hikâyeye sahip değil. Liseli bir arkadaş grubunun ilişkileri üzerinde ilerleyen kurgu, temelinde klasik diyebileceğimiz bir olay örgüsüne sahip. Lakin Sessizliğin Sesi’ni farklı yapan, ilk ciltten itibaren kurgunun tamamen karakter dinamikleri üzerine şekillenmiş olması. Kitap, ana karakterimiz Şooya’nın işitme engelli ilkokul arkadaşı Şooko ile yıllar sonra tekrar bir araya gelişi ve bunun sonucunda gerçekleşen olaylar anlatılıyor. Seri boyunca bu iki insanın birbirlerini dinlemeyi nasıl öğrendiklerini ve geçmişteki yaralarını nasıl sardıklarını okuyoruz. Serinin devamında Şooya sadece geçmişinin yaralarıyla yüzleşmiyor, ayrıca bu yolda yeni arkadaşlar edinip insanlara karşı daha açık olmayı da öğreniyor. Gerek Şooya’nın gerekse Şooko’nun geçirdikleri değişimler ve kendileri hakkında öğrendikleri, okuyuculara çok sıcak ve samimi bir okuma zevki sunuyor.

Geçmişten Ders Çıkarmak

Hikayenin başlangıcından itibaren Şooya’nın geçmişini düzeltme uğraşlarını okuyoruz dedik. Bu “geçmiş” imgesi kitapta oldukça önemli bir yer taşıyor. Seri boyunca sadece Şooya’nın değil, Şooko’nun ve diğer yan karakterlerin de geçmişlerinden ne tür dersler çıkardığını okuyoruz. Kitap, karakterlerin ilkokul yıllarından başlayarak bizi Şooya’nın Şooko’ya uyguladığı zorbalığa, sonrasında ise Şooya’nın diğer sınıf arkadaşları tarafından uğradığı zorbalığa götürüyor. Bu açıdan özellikle ilk ciltte geçmiş çok önemli bir yer tutuyor. Bu geçmiş imgesi son cilde kadar sürekli dillendirilen ve çeşitli karakterler üzerinden farklı şekillerde işlenen bir olgu olarak karşımıza çıkıyor.

Sessizliğin Sesi bu açıdan sadece affetme, pişmanlık ve utanç gibi kavramları ele almakla kalmıyor, aynı zamanda kıskançlık, kibir ve ikiyüzlülük gibi, bu tür serilerde karşımıza pek çıkmayan duyguları da çok başarılı bir şekilde işliyor.

Karakterlerin Zenginliği

Sessizliğin Sesi, temelinde karakterleri ile var olan bir manga serisi. Her ne kadar ana karakter olarak Şooko ve Şooya’nın etrafında dönen bir kurguya sahip olsa da seri yan karakterler sayesinde hayata geçiyor. Şooko, sağır bir genç kız olarak yer yer oldukça saf ve fazla pozitif görünse de aslında hikayede herkesi bir arada tutan ve kurguyu ilerleten en önemli karakterlerden biri. Diğer ana karakterimiz Şooya da aynı şekilde, bazen fazla iyi niyetli ve pesimist biri olarak okuması oldukça keyifli bir karakter. Onlarla önce ilkokul yıllarında karşılaşıyoruz. Şooya’yı, Şooko’ya uyguladığı zorbalık döneminde ve sonrasında derinlemesine tanırken, okuyucu olarak Şooko’yu daha iyi anlamamız Şooya’nın bakış açısı üzerinden gerçekleşiyor. Bu yüzden olayları ve karakterleri Şooya’nın gözünden görüyoruz. Öyle ki kitabın birçok yerinde Şooya’nın bazı karakterlere koyduğu çarpı ile karşılaşıyoruz.

Sessizliğin Sesi karakterler

Yan karakterler de tıpkı baş kahramanlar gibi, kurgu ve kişiler arası ilişkiler açısından oldukça önem taşıyorlar. Özellikle Kawai ve Ueno, hikayenin büyük dönüş noktalarında önemli rol oynuyorlar. Diğer tüm yan karakterler gibi bunları da Şooya’nın gözünden görüyoruz. Seride Şooya dışındaki tüm karakterler çarpılar olarak başlıyor. Zamanla Şooya’nın ruh halindeki değişimlere ve diğerleriyle ilişkilerine göre yüzlerindeki çarpılar kalkıyor. Kitabın sonunda Şooya’nın hayata karşı daha pozitif bir bakış açısına sahip olmasıyla arka plandaki herkesin çarpılarının kalktığını görüyoruz.

İçinizi Isıtacak Bir Atmosfer

Sessizliğin Sesi karakterleri ve orijinal kurgusuyla oldukça umut dolu bir hikaye. Kurgu içinde yaratılan genel atmosfer de insanın kalbini ısıtacak cinsten. Her ne kadar ciltler ilerledikçe olay örgüsü daha hüzünlü ve depresif hale gelse de serinin okuyucuya verdiği samimi hava kaybolmuyor. Size sıcak bir kucak gibi gelecek Sessizliğin Sesi, yıllar boyunca konuşulacak ve insanların içini ısıtmaya devam edecek, zamanının ötesinde bir manga. İlk çıktığından beri okuyucular tarafından tam not alan Sessizliğin Sesi, hayattan kesitler içeren mangalara kattığı yeni ögeler, konular ve temalar ile türe yepyeni bir soluk getirdi. Bu sayede günümüz okuyucuları ve çizerleri tarafından şimdiden kült bir eser olarak gösteriliyor.

Son birkaç yılın en önemli ve en çok okunan mangalarından biri olan Sessizliğin Sesi, benim için çok etkileyici bir manga serisiydi. Beni bu kadar duygulandıran başka bir seri daha önce hiç okumamış, tatmamıştım. Siz de bu olağanüstü seriyi okursanız bizimle fikirlerinizi paylaşmayı unutmayın, hepinize şimdiden keyifli okumalar. Bir sonraki yazılarda görüşmek üzere ve kendinize çok iyi bakın!

Beğenebileceğiniz diğer yazılarımız:

Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım.

Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım.

Sessizliğin Sesi

Ama fakat ancak. Lakin veya ya da. Çünkü ama ancak. Ve ile de. Ancak ve ancak. Ama fakat ancak. Lakin veya ya da. Çünkü ama ancak. Ve ile de. Ancak ve ancak. Ama fakat ancak. Lakin veya ya da. Çünkü ama ancak. Ve ile de. Ancak ve ancak. Ama fakat ancak. Lakin veya ya da. Çünkü ama ancak. Ve ile de. Ancak ve ancak.

Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım. Sabah kalktım. Bugün yine çok geç kaldım. Saçımı yaptım. Güneş parlak harika. Dışarı çıktım.

Yazıyı burada paylaş:

Kitapların kahramana dönüştüğü yer.
İnternet sitesi http://bibliyoraf.com
Yazı oluşturuldu 328

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.